ABD ile İran arasında İsviçre'nin Bürgenstock kentinde dün başlayan müzakere turu, bugün ikinci gününe girdi. Görüşmelerin hemen öncesinde Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyurması, tansiyonu en üst seviyeye çıkardı. Reuters'ın aktardığına göre, müzakerelerin ilk günü oldukça gergin geçti; ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce yaptığı 'ateş ve öfke' tehditleri masada yankı buldu. İki taraf da kritik geçiş noktasının kontrolü konusunda taviz vermezken, uluslararası toplum bölgesel bir çatışmanın eşiğinden dönülmesini umuyor.
Gelişmenin arka planı
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyurması, küresel petrol piyasalarında şok dalgası yarattı. Dünya ham petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolu, Tahran tarafından daha önce de tehdit edilmiş, ancak fiilen kapatılmamıştı. Bu kez İran Devrim Muhafızları, 'ulusal güvenlik gerekçeleriyle' boğazı geçici olarak kapattıklarını açıkladı. ABD Donanması'nın bölgedeki varlığına rağmen, İran'ın adımı, Washington ve Tahran arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Trump yönetimi, müzakerelerin ilk gününde İran'a 'maksimum baskı' politikasını sürdüreceğini, ancak diplomasiye de açık olduğunu sinyalini verdi. İran heyeti ise, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından başlayan yaptırımların kaldırılması konusunda ısrarcı. Uzmanlar, Hürmüz krizinin, tarafların elini pazarlık masasında güçlendirmek için kullandıkları bir koz olduğu yorumunu yapıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, sadece İran ve ABD'yi değil, başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt olmak üzere tüm Körfez ülkelerini doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Asya'nın en büyük ekonomileri olan Çin, Japonya ve Hindistan da petrol ithalatının büyük kısmını bu boğaz üzerinden yapıyor. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifini yineledi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) bölgedeki deniz varlığını artırırken, İran'ın hamlesinin küresel enerji fiyatlarında yukarı yönlü bir baskı yaratması bekleniyor. Petrol fiyatları, haberin ardından varil başına yüzde 3'ün üzerinde değer kazandı. Analistler, İran'ın bu adımıyla, müzakerelerde elini güçlendirmeyi ve yaptırımların hafifletilmesi için somut bir tehdit oluşturmayı hedeflediği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Ham petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki olası artış, Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, İran'la komşu olan Türkiye, iki ülke arasındaki ticaret hacmi ve enerji anlaşmaları göz önüne alındığında, bu krizden olumsuz etkilenebilir. Diplomatik açıdan ise, Türkiye hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengelemek durumundadır; bu tür bir kriz, Ankara'nın bölgesel arabuluculuk rolünü ön plana çıkarabilir. NATO müttefiki ABD ile komşusu İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından da yakından takip edilmelidir.