ABD ile İran arasında son günlerde artan askeri ve diplomatik gerilim, küresel petrol fiyatlarını altı haftanın en yüksek seviyesine taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı, dün 86,50 doları aşarak 11 Nisan'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yükselişte, İran'ın Körfez'de askeri tatbikat yapması ve ABD'nin bölgedeki varlığını artırması etkili oldu. Ekonomistler, arz kesintisi ihtimalinin fiyatları desteklediğini belirtiyor.
Gerilimin arka planı: Yaptırımlar ve askeri hareketlilik
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası kapsamında yeni yaptırımlar açıklaması, Tahran yönetimini sertleştirdi. 23 Mayıs'ta İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda deniz tatbikatı başlattı. ABD ise bölgeye bir uçak gemisi ve savaş uçağı konuşlandırdı. Petrol piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük 20 milyon varil petrolün risk altına girmesinden endişe ediyor. Geçmişte bu tür gerilimler fiyatları hızla yükseltmiş, 2019'da Suudi Arabistan tesislerine saldırı sonrası Brent petrol %15 artmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut: Arz güvenliği tehdit altında
Analistler, gerilimin tırmanması halinde petrol arzında ciddi aksamalar olabileceğini vurguluyor. Özellikle Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt gibi Körfez üreticileri, İran'a yakınlık nedeniyle tedirgin. İran'ın olası bir misillemede Hürmüz Boğazı'nı kapatması, küresel petrol arzının %20'sini etkileyecek. OPEC+, daha önce üretim kesintilerine gitmiş olsa da, arz açığını kapatmakta zorlanabilir. Küresel enflasyon endişeleri de yükselen petrol fiyatlarıyla yeniden gündeme geldi. ABD ve Avrupa'da benzin fiyatları son bir ayda %5-7 arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithal ederken, fiyat artışları doğrudan cari açığı ve enflasyonu etkiliyor. Haziran ayında benzine 2 TL'lik zam yapılmıştı. Ayrıca Türkiye'nin İran ile 25 milyar dolarlık ticaret hacmi ve doğalgaz bağımlılığı göz önüne alındığında, gerilim Ankara'yı diplomatik denge arayışına itiyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji arzında kırılgan olan Türkiye, bu krizde arabuluculuk rolü üstlenebilir; ancak kısa vadede akaryakıt fiyatlarına yansıyacak ek maliyetler kaçınılmaz görünüyor.