ABD'nin İran'a yönelik askeri ve ekonomik baskı politikaları, Nijerya'da gıda fiyatlarının yükselmesine neden olarak yetersiz beslenme oranlarını artırıyor. Batı Afrika ülkesi, zaten kırılgan olan ekonomisi ve artan enflasyonla boğuşurken, küresel petrol piyasalarındaki dalgalanmalar ve tedarik zinciri sorunları, gıda güvenliğini daha da kötüleştiriyor. Nijerya halkı, temel gıda maddelerine erişimde ciddi zorluklar yaşıyor ve çocuklar arasında yetersiz beslenme vakaları hızla artıyor. Uzmanlar, uluslararası gerilimlerin Afrika'nın en kalabalık ülkesinde insani bir krize yol açtığı konusunda uyarıyor.
Gıda Fiyatlarındaki Artışın Arka Planı
Nijerya, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olmasına rağmen, rafineri kapasitesinin yetersizliği nedeniyle akaryakıt ithalatına bağımlı durumda. ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar ve askeri gerilim, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak Nijerya'nın ithalat maliyetlerini artırıyor. Bu durum, nakliye ve tarım girdilerinin maliyetini yükselterek gıda fiyatlarına yansıyor. Ayrıca, İran'ın petrol ihracatının kısıtlanması, Nijerya'nın petrol gelirlerini de olumsuz etkiliyor; çünkü ülke ekonomisi büyük ölçüde petrol ihracatına bağımlı.
Son aylarda Nijerya'da ekmek, pirinç, mısır ve sebze fiyatları %30 ila %50 arasında arttı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Nijerya'da 2023 yılında 25 milyon kişi gıda güvensizliğiyle karşı karşıyaydı; bu sayının 2024'te 30 milyonu aşması bekleniyor. Ülkenin kuzey bölgelerinde kuraklık ve çatışmalar da gıda üretimini olumsuz etkiliyor. Hükümet, gıda ithalatını artırarak fiyatları düşürmeye çalışsa da, döviz kıtlığı ve yüksek enflasyon nedeniyle bu çabalar yetersiz kalıyor.
Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu, ekonomik reformlar kapsamında akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırdı ve döviz kuru politikasını serbestleştirdi. Bu adımlar, uzun vadede ekonomik istikrarı sağlamayı amaçlasa da, kısa vadede halkın alım gücünü düşürdü. Tinubu yönetimi, uluslararası toplumdan gıda yardımı ve finansal destek talep ediyor. Ancak, ABD-İran geriliminin yol açtığı küresel ekonomik belirsizlik, bu desteğin sağlanmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile İran arasındaki gerilim, sadece Orta Doğu'yu değil, küresel enerji ve gıda piyasalarını da etkiliyor. İran, dünyanın önemli petrol ve doğalgaz üreticilerinden biri; ayrıca buğday, arpa ve pirinç gibi temel gıda maddelerinin ithalatçısı. ABD yaptırımları, İran'ın bu ürünleri ihraç etmesini zorlaştırarak küresel arzı daraltıyor. Özellikle Afrika ülkeleri, İran'dan uygun fiyatlı gıda ve enerji temin ederken, yaptırımlar nedeniyle alternatif kaynaklara yönelmek zorunda kalıyor. Bu da maliyetleri artırıyor.
Nijerya gibi ülkeler, aynı zamanda Batılı ülkelerin Rusya'ya uyguladığı yaptırımlardan da etkileniyor. Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl ve gübre fiyatları küresel ölçekte yükseldi. Şimdi de İran gerilimi, petrol ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda krizini derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Küresel gıda güvenliği, jeopolitik gerilimlerin rehinesi haline geldi" diyerek taraflara itidal çağrısında bulundu.
Nijerya, Afrika'nın en büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi olarak, kıta genelinde istikrar açısından kritik bir öneme sahip. Gıda krizinin derinleşmesi, toplumsal huzursuzlukları ve göç hareketlerini tetikleyebilir. Ayrıca, Nijerya'nın petrolden elde ettiği gelirin azalması, ülkenin altyapı ve kamu hizmetlerine ayırdığı bütçeyi de daraltıyor. Bu durum, uzun vadede bölgesel güvenliği tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin Nijerya'da yol açtığı gıda krizi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de dolaylı sonuçları itibarıyla önem taşıyor. Nijerya, Türkiye'nin Afrika'daki önemli ticaret ortaklarından biri; Türk müteahhitlik firmaları ve ihracatçılar için büyüyen bir pazar. Ülkede artan istikrarsızlık ve satın alma gücünün düşmesi, Türk iş insanlarının faaliyetlerini zorlaştırabilir. Ayrıca, küresel gıda fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin de ithal ettiği buğday ve ayçiçek yağı gibi ürünlerin maliyetini artırarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, bölgesel istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürmeli ve Afrika'daki insani krizlere yönelik yardım politikalarını güçlendirmelidir.