ABD ile İran arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının ardından geçen haftalarda, İran güçleri henüz İsrail'i doğrudan hedef alan bir bombardıman gerçekleştirmedi. Ancak bölgedeki tansiyonun yükselmesi ve ABD-İran arasındaki sözlü çatışmaların şiddetlenmesi, İsrail yönetimini alarma geçirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), sınır birliklerini ve hava savunma sistemlerini en üst düzeyde hazır tutarken, ülke genelinde sivil savunma tatbikatları da sıklaştırıldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada, "Her senaryoya hazırlıklıyız. İran'ın saldırgan tutumu bölge istikrarını tehdit ediyor" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı: Ateşkes ve sonrası
ABD ile İran arasında, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle uzun süredir devam eden gerilim, geçtiğimiz ay imzalanan ateşkes anlaşmasıyla geçici olarak durmuştu. Anlaşma kapsamında İran, bazı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik desteğini kısıtlamayı kabul etmişti. Buna karşılık ABD, İran'a uyguladığı bazı yaptırımları hafifletme sözü vermişti. Ancak ateşkesin ardından geçen haftalarda iki ülke arasında karşılıklı suçlamalar ve askeri hareketlilik arttı. Özellikle Basra Körfezi'nde ABD donanmasına bağlı savaş gemilerinin İran devriye botlarına yakın manevralar yapması ve İran'ın hava savunma sistemlerini test etmesi, gerilimi yeniden tırmandırdı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ateşkesin "kırılgan" olduğunu ve ABD'nin anlaşmaya uymadığını iddia etti.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerilimi sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu'yu etkiliyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını ve Suriye, Lübnan üzerinden İsrail sınırlarına yakın askeri yığınağını ana tehdit olarak görüyor. İran'ın vekil güçleri olan Hizbullah, Husiler ve Irak'taki Şii milisler, İsrail'in güvenlik endişelerini artırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de dolaylı olarak gerilimden etkileniyor. ABD, bölgedeki askeri varlığını artırırken, Rusya ve Çin ise diplomatik çözüm çağrıları yapıyor. Eğer ABD-İran gerilimi sıcak çatışmaya dönüşürse, bu durum küresel enerji fiyatlarını ve ticaret yollarını etkileyebilir. Petrol fiyatları son haftalarda yükseliş trendine girdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında yer alıyor. İran ile 535 kilometrelik kara sınırı bulunan Türkiye, olası bir çatışma durumunda mülteci akını ve sınır güvenliği sorunlarıyla karşılaşabilir. Ayrıca Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran doğalgazı ve petrolü, gerilim tırmanırsa kesintiye uğrayabilir. Ankara, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile dengeli bir ilişki yürütmeye çalışıyor. Bu nedenle Türkiye, taraflara itidal çağrıları yaparken, kendi sınır güvenliğini artırmış durumda. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarını da etkileyebilir.