ABD ve İran arasında Orta Doğu'daki savaşı sona erdirme çabaları kapsamında yürütülen dolaylı görüşmelerin bir sonraki aşaması, İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney'in cenaze töreninin ardından gerçekleştirilecek. Aracı ülkelerden Perşembe günü yapılan açıklamaya göre, iki ülke heyetleri Katar'ın başkenti Doha'da Çarşamba günü bir araya gelmiş ve görüşmelerin olumlu bir atmosferde geçtiği belirtilmişti. ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda uzun süredir baskı uygularken, Tahran yönetimi ise yaptırımların hafifletilmesini talep ediyor. Görüşmelerin, özellikle Gazze'deki çatışmaların durdurulması ve bölgesel istikrarın sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
Görüşmelerin arka planı
ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakereler, 2015 yılında imzalanan ve 2018'de Trump'ın tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkan nükleer anlaşmanın (JCPOA) yeniden canlandırılması çabalarının bir parçası olarak başladı. Ancak son dönemde İsrail-Hamas çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşme riski, görüşmelerin odağını değiştirdi. ABD, İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırıları durdurmasını talep ederken, İran ise özellikle nükleer programına yönelik yaptırımların kaldırılması koşulunu öne sürüyor. Doha'da gerçekleşen son tur görüşmelere, Umman ve Katar'ın arabuluculuğunda iki ülke heyetleri katıldı. Görüşmelerin detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, kaynaklar tarafların teknik düzeyde ilerleme kaydedildiğini ancak siyasi irade gerektiren konularda henüz anlaşma sağlanamadığını bildirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerginliği, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu'nun tamamını etkileyen bir dinamik haline geldi. İran'ın Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak'taki nüfuzu, bölgesel istikrarı tehdit eden en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor. ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan İsrail ve Suudi Arabistan, İran'ın nükleer silah edinmesine karşı çıkarken, aynı zamanda Tahran'ın balistik füze programı ve vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetleri de yakından izliyor. Öte yandan, Rusya ve Çin'in İran'la artan iş birliği, ABD'yi diplomatik çözüm arayışına iten faktörler arasında. Uzmanlar, Hamaney'in cenazesinin ardından yapılacak görüşmelerin, tarafların bir anlaşmaya ne kadar yakın olduğunu göstermesi açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve İran arasındaki müzakereleri yakından izliyor. İran'la komşu olan ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını bu ülkeden karşılayan Türkiye, olası bir ABD-İran anlaşmasından doğrudan etkilenecek. Özellikle yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını kolaylaştırabilir ve enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, bölgesel istikrarın sağlanması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik kaygılarını da azaltabilir. Ancak ABD'nin İran'a yönelik baskıyı sürdürmesi, Türkiye'yi zor bir denge politikasına itebilir. Ankara, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini korumak, diğer yandan İran'la ekonomik ve siyasi bağlarını sürdürmek isteyecektir.