ABD ve İran, kapsamlı bir anlaşmaya varılması öncesinde Katar'ın başkenti Doha'da hazırlık toplantıları düzenlemeyi planlıyor. Orta Doğu merkezli haber platformu Middle East Eye'ın aktardığına göre, iki ülke arasındaki bu yeni temas turu, haftalardır süren dolaylı müzakerelerin ardından somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Toplantıların ana gündem maddesinin, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılmasına yönelik mutabakat metninin hazırlanması olacağı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki görüşmeler, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak çekilmesiyle askıya alınmıştı. Joe Biden yönetiminin göreve gelmesiyle birlikte müzakereler yeniden başlamış, ancak taraflar arasında özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması konularında anlaşmazlık yaşanmıştı. Doha toplantıları, bu anlaşmazlıkların giderilmesine yönelik bir fırsat penceresi olarak görülüyor.
Kaynaklara göre, görüşmelerin mekânı olarak Doha'nın seçilmesi, Katar'ın bölgede arabuluculuk rolünü güçlendirme çabasıyla da örtüşüyor. Katar, geçmişte ABD ve Taliban arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmış, ayrıca Körfez'deki krizi çözme konusunda etkin bir rol oynamıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran anlaşmasının sağlanması, sadece iki ülkeyi değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyecek bir gelişme. Anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi, İran üzerindeki yaptırımların hafiflemesine ve İran'ın petrol ihracatının artmasına yol açabilir. Bu durum, küresel enerji piyasalarında arz fazlası yaratarak petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.
Öte yandan, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel aktörler, İran'ın nükleer programına yönelik endişelerini sürdürüyor. İsrail, anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemediği gerekçesiyle karşı çıkarken, Suudi Arabistan ise daha kapsamlı bir anlaşma talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve İran arasındaki anlaşmanın sağlanmasını doğrudan desteklemekte ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını düşünmektedir. Anlaşma, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ile ticari ilişkilerini geliştirme potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca, yaptırımların hafiflemesiyle İran'ın bölgesel etkisinin artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da etkileyebilir. Ancak, anlaşmanın sağlanamaması durumunda bölgede yeni bir kriz riski bulunmaktadır.