ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Cuma günü bir barış anlaşması imzalanacağını duyururken, Tahran yönetimi de düşmanlıkların sona erdirilmesi yönünde planlar yaptığını doğruladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşmanın iki ülke arasındaki on yıllardır süren gerilimi sona erdireceği ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanlığı ise, müzakerelerin olumlu geçtiğini ve anlaşmanın imzaya hazır olduğunu açıkladı. Anlaşmanın kapsamına ilişkin henüz resmi bir detay paylaşılmazken, uzmanlar nükleer dosya, yaptırımların kaldırılması ve bölgesel güvenlik konularının masada olduğunu tahmin ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasındaki ilişkiler, 1979 İran İslam Devrimi'nden bu yana çoğunlukla düşmanca bir seyir izledi. Özellikle 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kısa süreli bir yumuşama sağlasa da, 2018'de Trump'ın anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlamasıyla gerilim yeniden tırmandı. Son yıllarda İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması, bölgedeki vekil güçler üzerinden çatışmalar ve Körfez'deki tanker krizleri tarafları müzakere masasına itti. Varşova, Cenevre ve Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından doğrudan müzakerelere geçildi. Trump yönetiminin anlaşmaya "barış anlaşması" adını vermesi, iç kamuoyunda seçim vaatlerini yerine getirme çabası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olası bir ABD-İran anlaşması, Ortadoğu'da dengeleri değiştirecek potansiyele sahip. Anlaşmanın sağlanması halinde İran'a uygulanan ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması, İran'ın petrol ihracatını artırabilir ve küresel enerji piyasalarında arz fazlası yaratabilir. Ayrıca Yemen, Suriye ve Irak'taki vekalet savaşlarının sona ermesi için zemin hazırlayabilir. Ancak anlaşmanın kapsamı ve uygulanabilirliği konusunda şüpheler var. İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, İran'ın nükleer programına dair endişelerini dile getiriyor. Rusya ve Çin ise anlaşmayı kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayarak bölgedeki nüfuz mücadelesini sürdürebilir. Anlaşma metninin Şubat ayına kadar tamamlanması ve BM Güvenlik Konseyi'nden onay alması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasında varılacak bir barış anlaşması, Türkiye için kritik önem taşıyor. Anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesine yol açarsa, Türkiye'nin enerji maliyetleri düşebilir ve İran ile ticaret hacmi artabilir. Ancak anlaşmanın bölgesel güvenlik mimarisinde yaratacağı değişim, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını etkileyebilir. İran'ın nükleer faaliyetlerinin denetim altına alınması, Körfez'deki silahlanma yarışını yavaşlatabilir. Bununla birlikte, anlaşmanın sağlayacağı istikrar, Türkiye'nin terörle mücadele operasyonlarına ve Doğu Akdeniz'deki enerji stratejisine dolaylı etkiler yapabilir. Türk diplomasisi, süreci yakından takip ederek hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürmelidir.