ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan barış anlaşmasını ‘let the oil flow’ (petrol aksın) sözleriyle duyurdu. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda imzalanacak anlaşmanın resmi töreni bu hafta içinde İsviçre’de gerçekleştirilecek. Anlaşma, iki ülke arasında yıllardır süren gerginliği sona erdirmeyi ve enerji piyasalarında istikrarı sağlamayı hedefliyor. Trump, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada ‘ABD ve İran arasındaki savaş artık sona erdi. Petrol serbestçe aksın ve bölge barışa kavuşsun’ ifadelerini kullandı. İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, Tahran yönetiminin anlaşmayı onaylaması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump’ın 2018’de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve İran’a yönelik ağır yaptırımları tırmandırmasıyla başladı. Karşılıklı askeri hamleler, 2020’de ABD’nin İranlı General Kasım Süleymani’yi öldürmesiyle savaşın eşiğine geldi. Son iki yıldır diplomatik kanallar yeniden açılmış, Pakistan’ın üstlendiği arabuluculuk rolüyle taraflar arasında gizli görüşmeler yürütülüyordu. Anlaşmanın, İran’ın nükleer programına sınırlama getirilmesi, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve Basra Körfezi’nde serbest deniz ulaşımının güvence altına alınması gibi maddeler içerdiği belirtiliyor.
İsviçre’deki imza törenine ABD Dışişleri Bakanı ve İran Dışişleri Bakanı’nın yanı sıra Pakistan Başbakanı’nın da katılması bekleniyor. Anlaşma metninin, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP) bazı unsurlarını revize ederken, yeni güvenlik mekanizmaları eklediği ifade ediliyor. Özellikle İran’ın balistik füze programına yönelik kısıtlamalar ve bölgesel milis güçlerinin faaliyetlerinin kontrolü anlaşmanın kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran barışının küresel enerji piyasalarına etkisi büyük olacak. Anlaşmanın duyurulmasıyla birlikte ham petrol fiyatları %5’in üzerinde geriledi. Analistler, İran’ın günlük 1,5 milyon varil ek petrol ihracatının piyasaya dönüşünün enerji fiyatlarını aşağı çekeceğini ve küresel enflasyon baskılarını hafifleteceğini öngörüyor. Bölgesel olarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail anlaşmaya temkinli yaklaşırken, Rusya ve Çin anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Avrupa Birliği, anlaşmanın Ortadoğu’da istikrara katkı sağlayacağını belirtti ancak İran’ın insan hakları ve demokrasi konusunda ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Pakistan’ın arabuluculuk rolü, ülkenin bölgedeki diplomatik ağırlığını artırırken, Hindistan ve Afganistan gibi komşular da gelişmeyi yakından izliyor. Anlaşmanın İran’ın Yemen, Suriye ve Lübnan’daki vekil güçlerine verdiği desteği azaltması bekleniyor. Ancak İran’ın bölgesel nüfuzunu tamamen terk etmesi kısa vadede olası görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran barışını stratejik açıdan önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor. İran ile 560 kilometrelik kara sınırı bulunan Türkiye, anlaşmanın güvenlik risklerini azaltmasını ve enerji alanında yeni işbirliği fırsatları yaratmasını bekliyor. İran doğalgaz ve petrolünün uluslararası piyasalara dönüşü, Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetini etkileyebilir. Ayrıca anlaşma, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki askeri varlığını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak Tahran-Washington yakınlaşmasının, Ankara’nın bölgesel manevra alanını daraltma riski de bulunuyor. Türk diplomatların süreci yakından takip ettiği ve önümüzdeki dönemde taraflarla görüşmeler yapacağı belirtiliyor.