ABD ile İran arasında yaklaşık iki yıldır devam eden ateşkes, 7 Ağustos 2026 itibarıyla resmen sona erdi. Taraflar arasında yeniden başlayan karşılıklı suçlamalar ve askeri yığınağın ardından bölgede savaş riski yeniden yükseliyor. Öte yandan, 2023 yılında Kanada'da öldürülen Halistani ayrılıkçı lider Hardeep Singh Nijjar cinayetinde Hindistan'ın rolüne dair yeni belgeler ortaya çıkarken, Hindistan'ın Ayodhya kentindeki tartışmalı Ram Tapınağı projesinde iddia edilen yolsuzluğa ilişkin SIT raporu da kamuoyuyla paylaşıldı. İşte dünya gündemini sarsan bu gelişmelerin detayları.
ABD-İran ateşkesinin çöküşü ve yeni dönem
ABD yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı ve bölgesel gerilimi azaltmayı hedefleyen ateşkes anlaşmasının, Tahran'ın taahhütlerini ihlal etmesi nedeniyle sona erdiğini duyurdu. İran ise ABD'yi yaptırımları hafifletmemekle ve bölgedeki askeri varlığını artırmakla suçluyor. Ateşkesin sona ermesiyle birlikte İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yeniden yükseltirken, ABD Körfez'deki deniz kuvvetlerini takviye etti. Bu durum, Batı Asya'da bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, tarafların diplomatik kanalları açık tutmaya çalışsa da, güven bunalımının derinleştiğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, olası bir çatışmadan duydukları endişeyle tansiyonu düşürmek için arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. Bu gelişme, küresel petrol fiyatlarında da ani bir yükselişe neden oldu; Brent petrol varil fiyatı 95 doların üzerine çıktı.
Kanada'da Halistani lider cinayeti: Hindistan bağlantısı derinleşiyor
2023 yılında Kanada'nın Britanya Kolumbiyası eyaletinde öldürülen Halistani lider Hardeep Singh Nijjar cinayetine ilişkin soruşturmada, Hindistan hükümetinin olayla bağlantılı olduğuna dair gizli belgeler ortaya çıktı. Kanada polisi, Nijjar'ın öldürülmeden önce Hindistan istihbarat birimleri tarafından takip edildiğine dair kanıtlar buldu. Bu durum, iki ülke arasında diplomatik krize yol açmış ve Hindistan büyükelçisinin sınır dışı edilmesine neden olmuştu. Yeni belgeler, Hindistan'ın yurt dışındaki ayrılıkçı gruplara yönelik operasyonlarının boyutunu gözler önüne seriyor. Nijjar, Hindistan'ın Pencap eyaletinde bağımsız bir Halistan devleti kurulmasını savunan örgütün önemli isimlerindendi. Kanada Başbakanı Trudeau, konuyu uluslararası platformlara taşımayı ve Hindistan'ı sorumlu tutmayı sürdüreceğini açıkladı. Hindistan ise iddiaları reddederek, Kanada'nın kendi iç işlerine karıştığını iddia ediyor.
Ram Tapınağı yolsuzluk raporu: SIT bulguları sarsıcı
Hindistan'ın Ayodhya kentinde 2024 yılında inşaatına başlanan Ram Tapınağı projesinde iddia edilen yolsuzluğa ilişkin Özel Soruşturma Ekibi (SIT) raporu yayımlandı. Raporda, tapınak inşaatı için toplanan bağışlarda usulsüzlükler yapıldığı ve yaklaşık 1.2 milyar doların şahsi hesaplara aktarıldığı belirtiliyor. SIT, olayla bağlantılı olarak aralarında üst düzey bürokratlar ve din adamlarının da bulunduğu 15 kişi hakkında dava açılmasını tavsiye etti. Başbakan Narendra Modi'nin sembolik projelerinden biri olan tapınak, Hindutan'daki siyasi dengeleri etkileyebilecek bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. Ana muhalefet partisi Kongre, hükümeti yolsuzluğu örtbas etmekle suçlarken, iktidardaki BJP partisi ise raporun siyasi amaçlı olduğunu savunuyor. Olay, Hindistan'da dini sembollerin politik araçsallaştırılmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran ateşkesinin sona ermesi, Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Batı Asya'da olası bir çatışma, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir kesintiye yol açabilir. Ayrıca, İran sınırındaki güvenlik tehditleri artarken, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik denge arayışı daha da önem kazanmaktadır. Nijjar cinayeti ve Ram Tapınağı yolsuzluğu ise Hindistan'ın iç siyasetini etkileyen konular olup, Türkiye ile Hindistan arasındaki ticari ilişkiler üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır.