ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşmasının yeniden alevlenen çatışmalarla sarsılması, Asya-Pasifik borsalarında haftanın ilk işlem gününde satış baskısına neden oldu. Yatırımcılar, Ortadoğu’da tırmanan gerilimin küresel enerji arzını ve ticaret rotalarını tehdit edebileceği endişesiyle riskli varlıklardan uzaklaştı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi yüzde 0,9 ve Hong Kong’da Hang Seng yüzde 1,1 değer kaybetti. Çin anakara borsaları ise sınırlı negatif seyirle günü kapattı.
Bölgesel dengeler ve ateşkesin geleceği
ABD ile İran arasında aylar süren dolaylı müzakerelerin ardından sağlanan ateşkes, her iki tarafın da uzlaşmaz tutumları nedeniyle en başından beri kırılgan bir yapıya sahipti. Anlaşmanın imzalanmasından sadece birkaç hafta sonra taraflar birbirlerini ihlalle suçlamaya başladı. ABD yönetimi, İran’ın vekil güçler aracılığıyla Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırıları artırdığını öne sürerken, Tahran ise Washington’un yaptırımları gevşetmediğini ve bölgedeki askeri varlığını artırdığını savunuyor. Son günlerde Basra Körfezi’nde bir ABD donanma gemisine yönelik drone saldırısı ve İran’ın nükleer tesislerinde duyurduğu yeni uranyum zenginleştirme adımları ateşkesin fiilen çöktüğüne işaret ediyor. Bağımsız analistlere göre, gerilimin yeniden tırmanması ABD yönetiminin bölgeye ek askeri sevkiyat yapmasına ve İran’ın da karşılık olarak Hormuz Boğazı’nda deniz trafiğini kısıtlama tehditlerine yol açabilir.
Küresel piyasalar ve enerji güvenliği
Ortadoğu’da artan jeopolitik riskler, özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomileri için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Petrol fiyatları son bir haftada yüzde 5’e yakın yükselirken, Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 85 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor. Uzmanlar, ateşkesin tamamen çökmesi durumunda petrol fiyatlarının 100 dolar eşiğini test edebileceğini belirtiyor. Bu durum, enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için yeni bir maliyet baskısı anlamına geliyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz indirim planlarını ertelemek zorunda kalabilir. Öte yandan, Çin’in yavaşlayan ekonomisi ve Japonya’nın zayıf yeni politikası, bölgesel hisse senedi piyasalarındaki düşüşü derinleştiren diğer faktörler olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, İsrail ve Suudi Arabistan’ın da dahil olabileceği daha geniş bir bölgesel çatışma senaryosuna karşı altın ve ABD tahvili gibi güvenli limanlara yöneliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran hattındaki bu yeni gerilim, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek iki kritik kanala sahip. Birincisi enerji: Türkiye, doğalgaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Ortadoğu ülkelerinden karşılıyor. Olası bir tırmanma, enerji maliyetlerini artırarak cari açığı büyütebilir ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. İkincisi güvenlik: Suriye ve Irak’taki İran destekli yapılarla Türkiye arasında zaman zaman gerginlik yaşanıyor. ABD’nin bölgeye askeri yığınağı, Ankara’nın kuzey Irak ve Suriye’deki PKK operasyonlarını da etkileyebilir. Türkiye, hem Washington hem Tahran’la diyalog kanallarını açık tutarak krizden en az zararla çıkmaya çalışacaktır.