ABD ve İran'ın savaşı sona erdirecek geçici bir anlaşmaya yakın oldukları yönündeki açıklamalar, İran kamuoyunda derin bir bölünmeye yol açtı. Tahran yönetimi anlaşmanın ülkenin çıkarlarına uygun olduğunu savunurken, halkın bir kesimi görüşmelerin sonuç getirmeyeceğini düşünüyor. Başkent Tahran başta olmak üzere büyük şehirlerde sokak röportajlarına yansıyan görüşler, anlaşmaya dair umut ve şüphelerin iç içe geçtiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran arasında yürütülen dolaylı müzakereler, son haftalarda ivme kazandı. Taraflar, nükleer program ve bölgesel gerilimler başta olmak üzere bir dizi konuda geçici bir mutabakata varmak üzere olduklarını duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, anlaşmanın İran'ın meşru haklarını tanıdığını ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngördüğünü belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırması karşılığında rahatlama sağlayacağını ifade etti.
İran basınında yer alan haberlere göre, anlaşma taslağı İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'tan yüzde 3.67'ye düşürmesini ve uluslararası denetimlere izin vermesini içeriyor. Buna karşılık ABD, İran'a karşı uyguladığı bazı yaptırımları askıya almayı ve İran'ın petrol ihracatını artırmasına olanak tanımayı taahhüt ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Anlaşma, bölgesel dengeleri de etkileyecek bir nitelik taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'la olası bir nükleer anlaşmaya ihtiyatlı yaklaşıyor. Öte yandan, İsrail anlaşmaya sert tepki göstererek bunun bir hata olduğunu ve İran'ın bölgesel yayılmacılığını önleyemeyeceğini savunuyor. Rusya ve Çin ise anlaşmayı desteklediklerini açıkladı.
Küresel ölçekte, anlaşma enerji piyasalarında iyimserliğe yol açtı. Petrol fiyatları, arz endişelerinin azalmasıyla gerilerken, uluslararası yatırımcılar İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi durumunda ortaya çıkacak ticari fırsatları değerlendirmeye başladı. Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması halinde İran'ın günlük 1 milyon varil petrol ihracatına ulaşabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında yakın ilişki içinde. Olası bir ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını kolaylaştırabilir, ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Ancak anlaşma, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım rejimini gevşetmesi durumunda, Türkiye'nin Rusya ve Azerbaycan'la olan enerji dengesini de etkileyebilir. Güvenlik boyutunda ise, anlaşma İran'ın bölgesel faaliyetlerini sınırlandırabilir ve bu da Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, süreci yakından takip etmekle birlikte, anlaşmanın sürdürülebilir olması halinde bölgesel iş birliği fırsatları doğurabileceği görüşünde.