ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom), Çarşamba günü yaptığı açıklamada ABD askerlerinin Irak'tan ayrıldığını ve 12 yıllık askeri misyonun sona erdiğini duyurdu. Centcom, tüm ABD askerleri ve ekipmanının Irak'ın kuzeyindeki Erbil Hava Üssü'nden ayrıldığını, bunun Inherent Resolve Operasyonu'nun bir yıl süren kademeli olarak sonlandırılması ve Irak güvenlik güçlerine devredilmesi sürecinin bir parçası olduğunu belirtti. Bu çekilme, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltırken, bölgedeki güç dengesini ve DEAŞ ile mücadeleyi de etkileyecek.
12 Yıllık Misyonun Arka Planı
ABD'nin Irak'taki askeri varlığı, 2014 yılında DEAŞ'ın Musul'u ele geçirmesi ve geniş topraklar kazanması üzerine kurulan uluslararası koalisyon çerçevesinde başlatılan Inherent Resolve Operasyonu'na dayanıyor. O tarihten bu yana ABD ve müttefikleri, Irak ve Suriye'de DEAŞ hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi, yerel güçlere eğitim ve danışmanlık sağladı. 2017'de DEAŞ'ın Irak'taki toprak hakimiyeti sona erdirildi, ancak örgütün hücre yapılanması ve saldırıları devam etti. ABD, Irak'taki askeri varlığını 2020'de önemli ölçüde azaltmış, ancak yaklaşık 2.500 askerle danışmanlık ve eğitim görevini sürdürmüştü. 2021'de Irak hükümeti ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD, muharebe görevini sonlandırdığını ve sadece eğitim-danışmanlık rolüne geçtiğini açıklamıştı. Ancak bu süreçte İran destekli milislerin ABD üslerine yönelik saldırıları artmış, taraflar arasında zaman zaman gerginlik yaşanmıştı.
Erbil Hava Üssü, Irak'ın kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin kontrolündeki stratejik bir üs olarak, ABD ve koalisyon güçlerinin DEAŞ ile mücadelede önemli bir lojistik ve operasyon merkeziydi. Buradan ayrılış, ABD'nin Irak'taki askeri ayak izini neredeyse sıfıra indiriyor. Centcom açıklamasında, çekilmenin planlı ve düzenli olduğu, Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ kalıntılarına karşı operasyonları sürdürme kapasitesine sahip olduğu vurgulandı. Ancak uzmanlar, Irak ordusunun istihbarat, hava desteği ve lojistik konularında hâlâ ABD'ye bağımlı olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengesini etkileyecek. İran, Irak'ta siyasi ve askeri nüfuzunu artırmak için bu boşluktan yararlanabilir. Irak'ta İran destekli Şii milisler, hem siyasette hem de güvenlik alanında ağırlığını koruyor. ABD'nin çekilmesi, bu grupların meşruiyetini ve operasyonel özgürlüğünü artırabilir. Öte yandan, DEAŞ'ın yeniden canlanma riski, özellikle Sünni bölgelerde ve çöl alanlarında hâlâ mevcut. Irak güvenlik güçlerinin bu tehditle başa çıkma kapasitesi, ABD desteği olmadan sorgulanıyor. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle Türkiye, İsrail ve Suudi Arabistan, gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD'nin çekilmesi, askeri bir boşluk yaratarak vekalet savaşlarını ve istikrarsızlığı körükleyebilir. Ayrıca, ABD'nin küresel askeri taahhütlerini gözden geçirdiği bir dönemde bu çekilme, Washington'un Orta Doğu'dan kademeli olarak uzaklaşma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak ABD yetkilileri, Irak'taki diplomatik ve istihbari varlığın süreceğini, DEAŞ ile mücadelede Irak güçlerine destek verileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Irak'ın kuzeyinde PKK varlığı ve İran'ın artan etkisi, Türkiye'nin sınır güvenliği için risk oluşturuyor. ABD askerlerinin çekilmesiyle oluşan boşluk, PKK ve İran destekli milislerin hareket alanını genişletebilir. Türkiye, Irak merkezi hükümeti ve Kürt Bölgesel Yönetimi ile işbirliğini güçlendirerek bu riskleri yönetmeye çalışacaktır. Ayrıca, ABD'nin bölgeden çekilmesi, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik değerini ve bölgesel denge unsuru rolünü öne çıkarabilir. Türkiye, Irak'ta istikrarın korunması ve DEAŞ'ın yeniden güçlenmemesi için aktif diplomasi yürütmeli.