Shenzhen'deki Çin Hong Kong Üniversitesi Yardımcı Dekanı Huang Ping, Çin'in ABD ile girdiği yapay zeka (YZ) yarışını 'varoluşsal bir nakavt maçı' olarak tanımladı ve kaybeden tarafın teknolojik egemenliğini ve ulusal güvenliğini kaybedeceği uyarısında bulundu. Huang'a göre, Çin'in mevcut inovasyon ekosistemini kökten değiştirmesi veya geri dönüşü olmayan bir stratejik dezavantaja düşmesi kaçınılmaz.
Çin'in YZ stratejisi yeniden tanımlanıyor
Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki yapay zeka rekabeti, son yıllarda ticaret savaşlarından teknoloji yaptırımlarına kadar birçok cephede kendini gösteriyor. ABD, Çin'in gelişmiş çip teknolojilerine erişimini kısıtlarken, Çin de kendi yarı iletken endüstrisini geliştirmek için dev kaynaklar ayırıyor. Huang Ping, Çin'in şu anki stratejisinin yetersiz olduğunu ve sadece çip üretimine odaklanmanın sorunu çözmeyeceğini belirtiyor. Ona göre, temel araştırmalardan ticarileştirmeye kadar tüm inovasyon zincirinde köklü reformlar yapılmalı.
Çin, 2017 yılında yayınladığı Yapay Zeka Geliştirme Planı ile 2030'a kadar küresel yapay zeka lideri olmayı hedeflemişti. Ancak ABD'nin uyguladığı teknolojik ambargolar ve NVIDIA gibi şirketlere getirilen ihracat kısıtlamaları, bu hedefi zora soktu. Huang'a göre, Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemesi sadece ekonomik büyüme için değil, aynı zamanda askeri ve istihbarat alanlarında ulusal güvenliğin sağlanması için de kritik.
Küresel teknoloji savaşında yeni cephe
YZ yarışı, sadece iki ülke arasında bir teknoloji rekabeti değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini yeniden şekillendiren bir süreç. ABD, Çin'in YZ alanındaki yükselişini ulusal güvenlik tehdidi olarak görürken, Çin ise teknolojik bağımsızlığını korumak için alternatif ekosistemler inşa ediyor. Örneğin, Huawei ve Alibaba gibi Çinli devler, kendi yapay zeka çiplerini ve bulut altyapılarını geliştirmek için milyarlarca dolar yatırım yapıyor.
Uzmanlar, YZ savaşının sadece donanım üzerinde değil, aynı zamanda yazılım, veri ve yetenek havuzu gibi alanlarda da kazanılacağını vurguluyor. Çin, devasa nüfusu sayesinde büyük veri avantajına sahip olsa da, Batı'nın en iyi üniversitelerinden mezun olan yapay zeka uzmanlarının ABD'de kalması, Çin'in yetenek açığını artırıyor. Huang, Çin'in yurtdışındaki yetenekleri geri çekmek ve yerel eğitim sistemini reforme etmek için daha agresif politikalar izlemesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-ABD YZ yarışı, Türkiye için hem fırsat hem risk barındırıyor. Bir yandan, ABD yaptırımları nedeniyle Çin'in yeni teknolojik ortaklıklar arayışı, Türkiye'ye alternatif bir işbirliği kapısı açabilir. Özellikle yarı iletken ve yapay zeka alanında Çin ile ortak projeler geliştirilebilir. Diğer yandan, teknolojik kutuplaşma, Türkiye'yi doğu ile batı arasında denge politikası izlemeye zorluyor. ABD yaptırımlarına takılmamak için Ankara, hassas teknoloji transferlerinde dikkatli olmalı. Ayrıca Türkiye, yerli YZ ekosistemini güçlendirerek bu rekabetten bağımsız bir aktör olma potansiyeline sahip.