ABD ile İran arasında varıldığı duyurulan anlaşma, Tahran'da resmi bir iyimserlik havası yaratmış olsa da, sokaktaki İranlı bu anlaşmanın günlük hayatına ne getireceği konusunda derin bir şüphe içinde. Ülkede yıllardır süren ekonomik yaptırımlar, yüksek enflasyon ve işsizlikle boğuşan milyonlarca kişi, bir kez daha hayal kırıklığına uğramaktan korkuyor. Anlaşma metninin ayrıntıları henüz tam olarak kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da, uzmanlar bu anlaşmanın kapsamının sınırlı olabileceğini ve asıl büyük sorunların çözümünü ileri bir tarihe bırakabileceğini belirtiyor.
Anlaşmanın İçeriği ve Şüphelerin Kaynağı
Resmi kaynaklara göre anlaşma, İran'ın nükleer programına yönelik bazı kısıtlamalar getirirken, ABD'nin de belirli yaptırımları kaldırmasını öngörüyor. Ancak İran kamuoyunda, önceki anlaşmaların (örneğin 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı - KOEP) ABD tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anımsanıyor. Tahran'da bir esnaf, "Bize her anlaşma için mucizeler vaat ettiler, ama her seferinde hayal kırıklığı yaşadık. Şimdi yine aynı şey olacak gibi hissediyorum" diyor. Ekonomistlere göre, anlaşmanın sembolik olmanın ötesine geçmesi ve gerçek bir rahatlama sağlaması için, bankacılık sistemi ve petrol ihracatı üzerindeki ana yaptırımların tamamen kaldırılması gerekiyor. Bu olmadığı sürece, İran ekonomisinin toparlanması zor görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma, sadece İran-ABD ilişkilerini değil, aynı zamanda Körfez ülkeleri, İsrail ve Türkiye gibi bölgesel aktörleri de yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına ilişkin endişelerini sürdürüyor. İsrail ise anlaşmayı "tarihi bir hata" olarak nitelendiriyor ve Tahran'ın bölgede artan nüfuzuna karşı askeri seçeneklerin masada olduğunu yineliyor. Öte yandan, Avrupa Birliği anlaşmayı memnuniyetle karşılasa da, uygulamanın izlenmesi için bağımsız bir mekanizma kurulması çağrısı yapıyor. Küresel enerji piyasalarında ise yaptırımların kalkması halinde İran'ın günlük 2 milyon varile varan ek ham petrol arzı sunabileceği konuşuluyor. Bu, özellikle Ukrayna savaşı sonrası enerji krizi yaşayan Avrupa için önemli bir alternatif oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD yaptırımları nedeniyle İran'dan doğalgaz ve petrol tedarikinde zorluk yaşayan bir ülke olarak bu anlaşmanın sonuçlarından doğrudan etkilenecektir. Yaptırımların hafiflemesi halinde, Türkiye'nin İran ile enerji ticaretini artırması ve Güney Gaz Koridoru'na alternatif rotalar geliştirmesi mümkün olabilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki sınır ticareti ve turizm potansiyeli de canlanabilir. Ancak, anlaşmanın başarısız olması durumunda bölgede yeni bir gerginlik dalgası yaşanabilir ve bu durum Türkiye'nin Suriye, Irak ve Körfez politikalarını da olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın, Tahran ile Washington arasındaki dengeyi korumak adına çok boyutlu bir diplomasi yürütmesi bekleniyor.