Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, ABD ile ilişkilerin son dönemde gerginleşmesinin ardından Pekin'e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bu ziyaret, Umman'ın Washington'a olan bağımlılığını azaltarak, başta Çin olmak üzere diğer küresel güçlerle daha derin ilişkiler kurma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Körfez bölgesindeki geleneksel denge politikalarını yeniden şekillendiren bu adım, Umman'ın dış politikasında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Umman, tarihsel olarak Batı ile, özellikle de ABD ve Birleşik Krallık ile yakın ilişkiler geliştirmiş bir ülke. Ancak İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgedeki jeopolitik dengelerin değişmesi, Umman'ı alternatif ortaklıklar arayışına itti. Özellikle Trump yönetiminin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası ve ardından gelen askeri gerginlikler, Umman'ı Washington ile arasına mesafe koymaya yöneltti.
Albusaidi'nin Çin ziyareti, bu bağlamda, Umman'ın "köprü kurucu" rolünü pekiştirme ve ekonomik çeşitlendirme hedeflerinin bir yansıması. Çin, Umman'ın en büyük ticaret ortaklarından biri haline gelmiş durumda. İkili ticaret hacmi 2022'de 30 milyar doları aşarken, Çin'in Umman'a yaptığı yatırımlar özellikle altyapı ve enerji sektörlerinde yoğunlaşıyor. Umman ayrıca, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne de aktif olarak katılıyor.
Uzmanlara göre, Umman'ın bu hamlesi sadece ABD ile ilişkilerdeki gerilimden kaynaklanmıyor. Ülke, 2020'den bu yana uyguladığı ekonomik reform programı kapsamında, gelirlerini petrolden uzaklaştırarak çeşitlendirmek istiyor. Bu noktada Çin, büyük bir pazar ve yatırım kaynağı olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Umman'ın Çin'e yönelmesi, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, aynı zamanda bölgesel güç dengeleri açısından da önem taşıyor. Körfez ülkeleri, ABD'nin bölgedeki angajmanının azalmasıyla birlikte, Çin ve Rusya gibi aktörlerle daha yakın ilişkiler geliştirme eğilimindeler. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de benzer şekilde Pekin'le ilişkilerini derinleştiriyor.
Bu eğilim, ABD'nin Ortadoğu'daki nüfuzunun sorgulanmasına yol açıyor. Washington, bölgedeki geleneksel müttefiklerinin Çin'e kaymasını engellemek için çeşitli diplomatik ve ekonomik araçlar kullanmaya çalışsa da, bu çabaların yeterli olmadığı görülüyor. Çin'in bölgeye yönelik "kazan-kazan" söylemi, ABD'nin koşullu yardım politikalarına kıyasla daha cazip geliyor.
Umman'ın bu ziyareti, ayrıca İran nükleer müzakereleri ve Yemen barış süreci gibi bölgesel konularda Çin'in arabuluculuk rolünü genişletme arayışıyla da örtüşüyor. Pekin, Riyad-Tahran yakınlaşmasındaki rolünün ardından, bölgede daha aktif bir diplomatik aktör olmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Umman'ın Çin'e yönelmesi, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki denge politikaları açısından önemli bir gelişme. Ankara, son yıllarda Umman ile ilişkilerini geliştirme çabası içinde; 2022'de iki ülke arasında savunma sanayii işbirliği anlaşması imzalanmıştı. Bu ziyaret, bölgede Çin etkisinin arttığı bir dönemde Türkiye'nin alternatif ortaklıklar arayışını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'deki enerji ve ticaret koridorları projelerinde Umman'ın stratejik konumu, işbirliği fırsatlarını canlı tutuyor. Ancak Çin'in bölgedeki yükselişi, Türkiye'nin kendi etki alanını genişletme çabalarıyla rekabet edebilir; bu nedenle Ankara'nın Körfez'deki gelişmeleri yakından izlemesi gerekiyor.