ABD Kara Kuvvetleri'nin üst düzey komutanlarından Korgeneral Steven Basham, ülkenin iç kesimlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı hazırlık düzeyine ilişkin çarpıcı bir itirafta bulundu. Kuzey Komutanlığı (NORTHCOM) Komutan Yardımcısı görevini yürüten Basham, geçtiğimiz hafta C4ISRNET'in düzenlediği bir konferansta yaptığı konuşmada, ABD'nin kendi toprakları içinden gerçekleştirilecek bir İHA saldırısına karşı "yeterince hazır olmadığını" söyledi. Bu açıklama, ülkenin hava savunma sistemlerinin iç tehditlere karşı zafiyetini gözler önüne sererken, ulusal güvenlik çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
NORTHCOM'un İç Saha Tehdit Değerlendirmesi
Korgeneral Basham'ın yorumları, ABD'nin dış saldırılara karşı geliştirdiği kapsamlı hava savunma sistemlerine rağmen, iç bölgelerdeki küçük ve alçak uçan İHA'lara karşı savunmasız olduğunu ortaya koyuyor. Basham, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kendi topraklarımızda bir İHA saldırısı olursa, buna hazır olduğumuzu söylemek doğru olmaz. Bu, üzerinde çalışmamız gereken büyük bir açık." Bu açıklama, Ulusal Savunma Stratejisi'nde belirtilen tehdit algılamalarıyla da örtüşüyor; strateji belgesinde, terör örgütlerinin ve hasım devletlerin İHA teknolojisini kullanarak ABD içinde saldırı düzenleyebileceği uyarısı yer alıyordu.
Uzmanlara göre, özellikle ticari olarak temin edilebilen insansız hava araçlarının yaygınlaşması, iç tehditleri daha da karmaşık hale getiriyor. Küçük boyutları ve alçak irtifada uçma kabiliyetleri sayesinde bu araçlar, geleneksel radar sistemleri tarafından zor tespit ediliyor. Ayrıca, bu tür İHA'ların donanımlı hale getirilmesiyle kimyasal, biyolojik veya patlayıcı yük taşıma potansiyeli bulunuyor. NORTHCOM'un görev alanı, kıta ABD'sinin savunmasını içerdiği için, bu açıklama, tehdidin ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor.
Basham'ın bu itirafı, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) son yıllarda İHA karşıtı sistemlere (C-UAS) ayırdığı bütçenin artırılmasına rağmen geldi. 2024 mali yılı için C-UAS programlarına ayrılan kaynakların 1 milyar doları aştığı bildirilmişti. Ancak, bu sistemlerin çoğunun büyük ölçekli askeri tehditlere karşı tasarlandığı, iç güvenlik birimlerinin ise hâlâ yeterli donanıma sahip olmadığı belirtiliyor.
Küresel Boyut ve Bölgesel Etkiler
Bu açıklama, yalnızca ABD'nin iç güvenlik zafiyetini değil, aynı zamanda küresel güvenlik mimarisindeki değişimi de gözler önüne seriyor. İHA teknolojisindeki hızlı ilerleme, geleneksel askeri güç dengelerini alt üst ediyor; artık küçük ve ucuz araçlarla büyük devletlere karşı asimetrik saldırılar düzenlenebiliyor. Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafın da yoğun şekilde İHA kullanması, bu teknolojinin savaş alanındaki etkinliğini kanıtladı. Benzer şekilde, Orta Doğu'da vekil güçler tarafından düzenlenen İHA saldırıları, petrol tesisleri ve askeri üsler gibi kritik altyapıları hedef alarak bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
ABD'nin bu zafiyeti, müttefikleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. NATO ülkeleri, özellikle Doğu Avrupa'daki üyeler, Rusya'nın İHA kapasitesine karşı savunma sistemlerini güçlendirmeye çalışıyor. Ancak, iç güvenlik boyutunun ihmal edildiği görülüyor. Türkiye gibi İHA teknolojisinde önemli bir üretici konumuna gelmiş ülkeler, bu konuda farklı bir deneyime sahip; Türkiye, hem askeri hem de iç güvenlik alanında İHA ve İHA karşıtı sistemleri etkin şekilde kullanıyor. Bu durum, Türkiye'nin bu alandaki teknolojik birikimini uluslararası iş birliklerinde öne çıkarabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin iç saha İHA savunmasındaki zafiyeti, Türkiye'nin savunma sanayii ve güvenlik stratejileri açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Türkiye, yerli ve milli İHA sistemleriyle (Bayraktar TB2, ANKA, Akıncı) dünya çapında bilinirlik kazandı; bu alandaki tecrübesi, İHA karşıtı teknolojilerin geliştirilmesinde de öncü olmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarda ve iç güvenlikte İHA kullanımındaki başarısı, benzer tehditlere karşı model oluşturabilir. Bu açıklama, Türkiye'nin dış politikada elini güçlendirebilir; özellikle NATO müttefikleriyle savunma iş birliği alanında yeni kapılar açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi iç güvenlik önlemlerini gözden geçirmesi ve bu alandaki açıkları kapatması için de bir uyarı niteliği taşıyor.