ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 4 Nisan 2025 Cuma günü, Hürmüz Boğazı’na doğru ilerleyen dört adet İran yapımı tek yönlü saldırı insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu. CENTCOM açıklamasında, insansız hava araçlarının deniz trafiği için “yakın ve ciddi bir tehdit” oluşturduğu belirtildi. Açıklamaya göre, ABD güçleri önce bu dört İHA’yı etkisiz hale getirdi, ardından Goru bölgesinde bulunan bir İran kıyı gözetleme radar tesisine hava saldırısı düzenledi. Saldırının, Basra Körfezi’ndeki seyrüsefer güvenliğini sağlamak ve olası bir İran misillemesini caydırmak amacıyla yapıldığı ifade edildi.
Arka Plan: Hürmüz Boğazı ve artan gerilim
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, stratejik önemi nedeniyle sık sık ABD-İran gerginliklerine sahne oluyor. İran, son yıllarda boğazda ticari gemilere el koyma, balistik füze tatbikatları ve ABD donanmasına karşı “sürü” taktikleriyle İHA’lar kullanma gibi eylemlerle gerilimi artırmıştı. CENTCOM’un bu son müdahalesi, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını koruma kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İran’ın kıyı gözetleme radar sistemi, ABD’ye göre, körfezdeki deniz trafiğini izlemek ve potansiyel hedeflere karşı füze saldırıları düzenlemek için kullanılıyor. Goru’daki tesisin vurulması, İran’ın erken uyarı ve hedef tespit kabiliyetini geçici olarak zayıflatmayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu tür operasyonların İran’ın misilleme riskini artırdığını ancak caydırıcılık açısından gerekli olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, ABD’nin bölgedeki müttefikleri olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’i yakından ilgilendiriyor. İran’ın İHA ve füze programları, tüm bu ülkeler için güvenlik tehdidi oluşturuyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor; herhangi bir tıkanma petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açabiliyor.
İran henüz resmi bir açıklama yapmazken, devlet medyası ABD’yi “provokasyon” ve “uluslararası hukuku ihlal” ile suçladı. Tahran yönetiminin, bu tür saldırılara genellikle Körfez’de devriye gezen ABD savaş gemilerine karşı taciz edici manevralarla veya Yemen’deki Husilere sağladığı silahlarla karşılık verdiği biliniyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, NATO’nun yanı sıra Rusya ve Çin’i de endişelendiriyor; Moskova ve Pekin, enerji koridorlarının güvenliğinin korunması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine doğrudan bağımlıdır. ABD-İran geriliminin tırmanması, petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye’nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, İran’a yönelik ABD yaptırımlarının sıkılaştırılması, Ankara’nın doğalgaz ve petrol ticaretinde Tahran’la iş birliğini zorlaştırabilir. Bölgedeki bu askeri hareketlilik, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki terörle mücadele operasyonları açısından da riskler taşımakta; İran destekli grupların misilleme olasılığı Ankara’yı tedirgin etmektedir. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın tarafları itidale çağıran bir açıklama yapması bekleniyor.