ABD hisse senedi vadeli işlemleri, Cuma günü yatırımcıların Federal Reserve'in (Fed) faiz artırım patikasına ilişkin daha fazla sinyal almak için kritik Ağustos ayı tarım dışı istihdam raporunu beklediği sırada yatay bir seyir izledi. Dow Jones Endüstriyel Ortalama vadeli işlemleri yaklaşık yüzde 0,1 düşüşle, S&P 500 vadeli işlemleri yatay seyrederken, Nasdaq 100 vadeli işlemleri ise teknoloji hisselerindeki zayıflığın etkisiyle yüzde 0,2 geriledi. Yatırımcılar, TSİ 15:30'da açıklanacak olan Ağustos ayı istihdam verisinin, Fed'in para politikası duruşunu şekillendirecek en önemli gösterge olduğunu düşünüyor.
İstihdam Verisi Fed'in Faiz Kararı İçin Belirleyici Olacak
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıklayacağı Ağustos ayı istihdam raporunda, tarım dışı istihdam artışının 170 bin civarında gerçekleşmesi ve işsizlik oranının yüzde 3,8'de sabit kalması bekleniyor. Ortalama saatlik kazançlarda ise aylık yüzde 0,3'lük bir artış öngörülüyor. Bu veriler, Fed'in 19-20 Eylül tarihlerinde yapacağı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde son önemli istihdam göstergesi olma özelliği taşıyor. Fed Başkanı Jerome Powell, geçtiğimiz hafta Jackson Hole sempozyumunda yaptığı konuşmada, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiğini ve gerekirse ek faiz artırımına gidilebileceğini ima etmişti. Piyasalar şu anda Fed'in Eylül toplantısında faizleri sabit tutma olasılığını yüzde 90'ın üzerinde fiyatlıyor; ancak Kasım veya Aralık toplantılarında bir artırım ihtimali yüzde 40 civarında bulunuyor.
Son dönemde açıklanan veriler karışık sinyaller veriyor. Temmuz ayı iş imkanları ve işgücü devir hızı anketi (JOLTS), iş ilanlarının 8,8 milyona gerilediğini ve işgücü piyasasındaki sıkılığın azaldığını gösterdi. ADP özel sektör istihdam raporu ise Ağustos'ta 177 bin kişilik artışa işaret etti ve beklentilerin hafif üzerinde geldi. Öte yandan, haftalık işsizlik maaşı başvuruları düşük seviyelerini koruyor ve işten çıkarmaların sınırlı olduğunu gösteriyor. Bu tablo, Fed'in "yumuşak iniş" hedefine ulaşabileceğine dair umutları canlı tutuyor; ancak ücret artışlarının seyri enflasyon baskıları açısından kritik önemde.
Küresel Piyasalar ve Jeopolitik Riskler
ABD istihdam verisi sadece Wall Street için değil, küresel piyasalar için de yön belirleyici olacak. Asya borsaları Cuma günü karışık bir seyir izlerken, Avrupa hisse senetleri açılışta hafif alıcılıydı. Dolar endeksi, veri öncesi 104,5 seviyelerinde yatay seyrediyor. Altın ons fiyatı 1.940 dolar civarında işlem görürken, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,10 seviyesinde bulunuyor. Petrol fiyatları ise arz endişeleri ve Çin ekonomisindeki yavaşlama sinyalleri arasında dalgalı bir seyir izliyor. Brent petrol varil başına 88 doların üzerinde tutunmaya çalışıyor. Fed'in faiz kararı, gelişmekte olan ülke para birimleri ve sermaye akımları üzerinde de belirleyici olacak. Türkiye gibi yüksek dış borcu ve cari açığı olan ülkeler, Fed'in sıkılaşma döngüsünü ne zaman sonlandıracağını yakından takip ediyor.
Öte yandan, küresel jeopolitik riskler de piyasa oyuncularının radarında. Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler, Çin'in ekonomik toparlanma çabaları ve Orta Doğu'daki gerilimler, risk iştahını sınırlayan unsurlar arasında. Çin'de açıklanan imalat sanayi PMI verisinin 49,7 ile daralma bölgesinde kalması, dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki yavaşlamanın sürdüğüne işaret ediyor. Bu durum, küresel talep ve emtia fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Avrupa'da ise enflasyonun yüksek seyretmesi ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırımlarına devam edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor. ECB'nin Eylül toplantısında faizleri sabit tutması veya 25 baz puan artırması yönünde görüş ayrılıkları bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de açıklanacak istihdam verisi ve Fed'in faiz politikası, Türkiye ekonomisi ve piyasaları için doğrudan önem taşıyor. Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırması veya yavaşlatması, küresel risk iştahını artırarak gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını destekleyebilir. Bu durum, Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini düşürebilir. Öte yandan, ABD'de güçlü gelen bir istihdam verisi Fed'in daha şahin kalmasına yol açarsa, dolar güçlenir ve gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybedebilir. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunları göz önüne alındığında, Fed'in para politikası Türk ekonomisinin finansal istikrarı için kritik bir dış faktör olmaya devam ediyor. Ayrıca, küresel ticaret ve emtia fiyatlarındaki gelişmeler, Türkiye'nin ihracat ve enerji ithalatı dengesini etkileyebilir.