Hint asıllı ABD'li Demokrat Kongre üyesi Ro Khanna, Amerika Birleşik Devletleri ile Hindistan arasındaki ilişkilerin son 30 yılın en düşük seviyesinde olduğunu iddia etti. Khanna, geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği Çin ziyareti sırasında Hindistan'ın Pekin Büyükelçisi ile yaptığı görüşmede, büyükelçinin kendisine eski Başkan Donald Trump döneminde uygulanan politikalar nedeniyle iki ülke arasında bir nesillik güven kaybı yaşandığını söylediğini aktardı. Bu açıklama, Washington ile Yeni Delhi arasındaki stratejik ortaklığın sorgulanmasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Ro Khanna, Kaliforniya eyaletini temsil eden ve ABD-Asya ilişkilerinde söz sahibi olan bir siyasetçi olarak biliniyor. Khanna, Çin ziyareti sırasında hem Çinli yetkililerle hem de Hindistan'ın Pekin Büyükelçisi Pradeep Kumar Rawat ile bir araya geldi. Görüşmede Rawat'ın, Trump yönetiminin Hindistan'a yönelik ticaret tarifeleri ve vize politikalarının yanı sıra Afganistan'dan çekilme sürecindeki koordinasyon eksikliğinin güveni ciddi şekilde zedelediğini ifade ettiği belirtiliyor. Özellikle Trump'ın Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile kişisel olarak iyi ilişkiler kurmasına rağmen, kurumsal düzeydeki güvenin aşındığı vurgulanıyor.
Khanna'nın bu açıklamaları, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Hindistan ile ilişkileri yeniden canlandırma çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Biden ve Modi, geçtiğimiz yıl düzenlenen Quad zirvesinde ve ikili görüşmelerde savunma ve teknoloji işbirliğini güçlendirme sözü vermişti. Ancak Khanna'nın aktardığı bu ifadeler, Hindistan'ın hâlâ Trump dönemindeki güven kaybını atlatamadığını gösteriyor. Öte yandan, Hindistan Dışişleri Bakanlığı henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel boyut ve küresel yansımalar
ABD-Hindistan ilişkilerindeki bu gerilim, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de etkileyebilir. Hindistan, ABD'nin Çin'in yükselişine karşı oluşturduğu Hint-Pasifik stratejisinin kilit ülkelerinden biri olarak görülüyor. Eğer iki ülke arasındaki güven sorunu çözülmezse, ABD'nin bölgedeki Çin karşıtı ittifakı zayıflayabilir. Hindistan, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımı gibi konularda ABD ile ters düşmüş, ancak yine de savunma ve istihbarat alanında işbirliğini sürdürmüştü.
Khanna, Çin ziyaretinde ayrıca Pekin'in Tayvan konusundaki tutumunu ve Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetlerini de ele aldı. Çin Dışişleri Bakanlığı, Khanna ile yapılan görüşmelerde ABD-Çin ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmesi gerektiğini vurguladı. Khanna'nın bu ziyareti, ABD'li bir siyasetçinin Çin ile doğrudan diyaloğu sürdürme çabası olarak yorumlanırken, Hindistan'ın bu sürecin dışında kalmaması gerektiği mesajı verildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Hindistan ilişkilerindeki bu güven bunalımı, Türkiye açısından da yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Hindistan ile tarihsel olarak sınırlı bir ticaret ve savunma ilişkisine sahip olmakla birlikte, son yıllarda özellikle Pakistan faktörü nedeniyle iki ülke arasında zaman zaman gerilim yaşanmıştır. ABD'nin Hindistan'a yönelik stratejik önceliği azalırsa, Washington'un Türkiye ile ilişkilerinde alternatif denge arayışlarına girebileceği bir ortam oluşabilir. Ayrıca, Hindistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığını azaltma çabaları ve Çin ile sınır anlaşmazlıkları, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın, ABD-Hindistan eksenindeki kırılmaları dikkatle analiz etmesi ve kendi dış politika hamlelerini buna göre şekillendirmesi yerinde olacaktır.