ABD'de sağlık araştırma kuruluşu KFF tarafından yayımlanan yeni bir anket, "Herkes İçin Medicare" (Medicare for All) olarak bilinen ulusal sağlık sigortası planına desteğin 2026 yılında yetişkinler arasında %66'ya yükseldiğini ortaya koydu. Bu oran, son altı yılın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Ankete katılanların %32'si planı "güçlü şekilde" desteklediğini belirtirken, toplam destek oranı 2016'daki %58 seviyesinden bu yana istikrarlı bir artış gösterdi.
Sağlık Reformu Tartışmalarında Yeni Dönem
KFF'nin Salı günü yayımladığı anket sonuçları, ABD'de sağlık sistemine yönelik kamuoyu eğilimlerinde belirgin bir değişimi işaret ediyor. "Herkes İçin Medicare", tüm Amerikalıların devlet tarafından işletilen tek bir sağlık sigortası planına dahil edilmesini öngören bir model. Bu model, özel sigorta şirketlerinin ortadan kaldırılmasını ve sağlık hizmetlerinin tek bir kamu kurumu üzerinden sunulmasını hedefliyor.
Ankete göre, destek artışı sadece Demokrat seçmenlerle sınırlı değil. Bağımsız seçmenler arasında da plana desteğin arttığı, hatta bazı Cumhuriyetçi seçmen gruplarında da ılımlı bir yükseliş olduğu gözlemleniyor. Uzmanlar, bu değişimi COVID-19 salgını sonrası sağlık güvencesine yönelik artan hassasiyet, ilaç fiyatlarındaki yükseliş ve özel sigorta primlerindeki artışlarla ilişkilendiriyor.
KFF raporunda, katılımcıların %32'sinin planı "güçlü şekilde" desteklediği, %34'ünün ise "bir şekilde" desteklediği belirtiliyor. Kararsızların oranı %12, muhaliflerin oranı ise %22 olarak ölçüldü. Bu dağılım, toplumun büyük bir kesiminin sağlık reformuna açık olduğunu gösteriyor.
Siyasi Yansımalar ve Gelecek Perspektifi
Anket sonuçları, 2026 ara seçimleri öncesinde sağlık politikasının yeniden merkezi bir tartışma konusu haline gelebileceğini gösteriyor. Demokrat Parti içindeki ilerici kanat, uzun süredir "Herkes İçin Medicare" çağrısı yapıyor. Ancak parti içindeki ılımlılar, özel sigorta sektörünü tamamen dışlayan bir modelin seçim kaybettirebileceği endişesini taşıyor. Cumhuriyetçiler ise planı "sosyalist sağlık sistemi" olarak nitelendirerek karşı çıkıyor.
KFF anketi, aynı zamanda halkın sağlık sisteminden memnuniyetsizliğini de ortaya koyuyor. Katılımcıların %58'i mevcut sistemin "büyük onarıma ihtiyacı olduğunu" söylerken, yalnızca %12'si sistemin "iyi çalıştığını" belirtti. Bu tablo, sağlık reformu talebinin sadece Medicare for All ile sınırlı olmadığını, genel bir değişim isteğini yansıtıyor.
KFF, kâr amacı gütmeyen bir sağlık politikası araştırma kuruluşu olarak biliniyor ve anketleri ABD'de sağlık alanındaki kamuoyu eğilimlerinin güvenilir göstergeleri arasında kabul ediliyor. Anketin örneklemi, 18 yaş üstü 1.200'den fazla yetişkinle yapılan telefon görüşmelerine dayanıyor ve hata payı ±3 puan olarak açıklandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de sağlık sistemine yönelik artan devletçi eğilim, Türkiye'nin sağlık politikaları ve transatlantik ilişkiler açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yirmi yılda Sağlıkta Dönüşüm Programı ile kamu ağırlıklı bir sistemi korurken özel sektörü de entegre etti. ABD'de Medicare for All tartışmaları, Türkiye'deki kamu-özel ortaklığı modeline alternatif bir yaklaşım olarak izlenebilir. Ayrıca, ABD'nin sağlık harcamalarındaki olası bir artış, küresel ilaç fiyatlarını ve tedarik zincirlerini etkileyerek Türkiye'nin ilaç ithalatını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türk dış politikası açısından ise bu iç politika tartışması doğrudan bir yansıma yaratmasa da, ABD'nin içe kapanma eğilimleri ve kamu harcamalarındaki değişim, NATO ve ticaret müzakerelerinde dolaylı sonuçlar doğurabilir.