ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Salı günü bir Amerikan helikopterini düşürmesine misilleme olarak ABD'nin İran'a hava saldırıları başlattığını duyurdu. Saldırılar, Salı günü TSİ 00.00'da başladı. CENTCOM'dan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın helikopteri düşürmesine doğrudan bir yanıt olduğu ve hedeflerin İran'ın askeri tesisleri olduğu belirtildi. Olay, son dönemde artan ABD-İran geriliminin en ciddi askeri çatışması olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Çarşamba günü İran, Basra Körfezi üzerinde 'ABD'ye ait olduğu iddia edilen' bir helikopteri düşürdüğünü açıklamıştı. ABD Savunma Bakanlığı, helikopterin ABD'ye ait olduğunu ve keşif görevi yürüttüğünü doğrulamış, olayda iki ABD askerinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Beyaz Saray, olayı 'haksız bir saldırı' olarak nitelendirmiş ve misilleme yapılacağını ima etmişti.
ABD'nin misilleme saldırıları, İran'ın Hürmüz Boğazı'na yakın stratejik askeri tesislerini hedef aldı. CENTCOM yetkilileri, saldırılarda İran'ın hava savunma sistemleri ve füze rampalarının vurulduğunu, sivil kayıpların yaşanmadığını iddia etti. İran tarafı ise saldırılarda altı askerinin öldüğünü, bazı tesislerin hasar gördüğünü açıkladı.
ABD Başkanı, yaptığı yazılı açıklamada 'Ülkemize ve askerlerimize yönelik her saldırıya gereken karşılığı vereceğiz' ifadelerini kullandı. İran'ın BM Daimi Temsilcisi ise saldırıları 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirerek, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu son gelişme, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. İki ülke arasında son olarak 2020'de, ABD'nin Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından İran, ABD üslerine füze saldırısı düzenlemiş, ancak tırmanma kontrol altına alınmıştı.
Uzmanlar, bu kez tırmanma riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor. İran'ın nükleer programı ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirebilecek faktörler olarak öne çıkıyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, tansiyonun düşürülmesi için arabuluculuk çağrıları yaparken, İsrail ise ABD'ye tam destek verdiğini açıkladı.
Avrupa Birliği, her iki tarafa da itidal çağrısında bulundu ve diplomatik çözüm için hazır olduğunu duyurdu. Rusya, ABD'yi 'uluslararası hukuku ihlal etmekle' suçlarken, Çin ise 'tüm tarafları gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaya' davet etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu çatışma, Türkiye'nin güvenliğini ve bölgesel politikalarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. İran ile komşu olan Türkiye, olası bir savaş durumunda sınır güvenliği ve mülteci akını gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ve Irak üzerinden geçen enerji hatları, çatışma bölgesine yakınlığı nedeniyle risk altındadır. Türkiye, şimdiye kadar ABD ve İran arasında dengeleyici bir rol üstlenmeye çalışırken, bu tür bir tırmanma Ankara'yı zor bir tercihle karşı karşıya bırakabilir. Dışişleri Bakanlığı'nın ivedilikle taraflarla temas kurarak gerilimi düşürmeye çalışması bekleniyor.