ABD Hazine tahvilleri, Temmuz ayında tarım dışı istihdamın beklenmedik bir şekilde düşmesinin ardından güçlü bir yükseliş kaydetti. İşgücü piyasasındaki bu zayıflık, Federal Rezerv'in (Fed) faiz artırım hızını yavaşlatabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi ve yatırımcıları güvenli liman varlıklarına yöneltti. Piyasalar, bu verinin ardından Fed'in Eylül toplantısında faiz oranlarını değiştirmeme ihtimalini %90'ın üzerinde fiyatlıyor. Bu gelişme, küresel piyasalarda da risk iştahını artırarak hisse senetlerinde yükselişe neden oldu.
Gelişmenin Arka Planı: Zayıf İstihdam Verisi ve Tahvil Piyasasına Etkisi
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Temmuz ayında tarım dışı istihdam 1.000 kişi azalarak piyasa beklentilerinin (150.000 kişilik artış) oldukça altında kaldı. İşsizlik oranı ise %3.5 seviyesinde sabit kaldı. Bu tablo, ekonominin soğuduğuna dair en güçlü sinyallerden biri olarak yorumlandı. Ayrıca, ortalama saatlik kazançlardaki artışın yıllık bazda %4.4 ile beklentilerin altında kalması, enflasyon baskılarının hafiflediğine işaret etti. Bu durum, Fed'in sıkılaştırma döngüsünde daha temkinli olabileceği beklentisini kuvvetlendirdi.
Tahvil piyasasındaki rallinin öncüsü, 10 yıllık Hazine tahvil getirisinin 15 baz puan düşerek %3.85 seviyesine gerilemesi oldu. 2 yıllık tahvil getirisi de benzer şekilde %4.05'e indi. Getirilerdeki bu düşüş, tahvil fiyatlarının yükseldiği anlamına geliyor. Yatırımcılar, ekonomik yavaşlamanın Fed'i faiz artırımlarını durdurmaya hatta gelecek yılın başında faiz indirimlerine bile zorlayabileceğini fiyatlamaya başladı. CME FedWatch aracı verilerine göre, Eylül toplantısında faiz artırımı yapılma ihtimali %12'ye, yıl sonuna kadar bir artırım daha yapılma ihtimali ise %27'ye geriledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Piyasalarda Risk İştahı Artıyor
ABD tahvil piyasasındaki bu hareket, küresel piyasalarda da yankı buldu. Avrupa ve Asya borsalarında yükselişler kaydedilirken, dolar endeksi zayıfladı. Gelişmekte olan ülke para birimleri, özellikle Türk lirası ve Güney Afrika randı dolar karşısında değer kazandı. Altın fiyatları da ons başına 1.940 dolar seviyesinin üzerine çıkarak iki ayın en yükseğini gördü. Bu tablo, küresel risk iştahının arttığını ve yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Ancak bazı analistler, tek bir aylık verinin Fed'in sıkılaştırma döngüsünü sona erdirdiğini söylemek için yeterli olmayacağını vurguluyor. Özellikle çekirdek enflasyonun hâlâ hedefin iki katı üzerinde seyrettiğine dikkat çeken uzmanlar, Fed Başkanı Jerome Powell'ın Jackson Hole sempozyumunda yapacağı konuşmanın piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Ayrıca, yaklaşan ABD borç limiti krizine dair belirsizliklerin de tahvil piyasasındaki volatiliteyi artırabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de faiz artırım beklentilerinin zayıflaması, Türkiye ekonomisi için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Faiz artırımlarının yavaşlaması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını destekleyebilir ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ayrıca, küresel likidite koşullarının gevşemesi, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını kolaylaştırabilir. Ancak, Türkiye'nin kendi ekonomik kırılganlıkları (yüksek enflasyon, cari açık ve politik riskler) nedeniyle piyasaların Türkiye varlıklarına olan hassasiyeti devam ediyor. Bu nedenle, küresel koşullardaki iyileşme olumlu olsa da, kalıcı bir iyileşme için yurt içi politikaların güvenilirliği belirleyici olmaya devam edecek.