ABD Hava Kuvvetleri'nin 2035 yılına ilişkin savaş uçağı filosu yapısına dair yeni rapor, filonun yaklaşık beşte ikisinin F-35A tipi uçaklardan oluşacağını ortaya koydu. Hava Kuvvetleri Plan ve Programlar Genel Müdür Yardımcısı Korgeneral David Tabor, 20 Ekim'de düzenlenen basın toplantısında, Kongre'ye 16 Ekim'de sunulan rapordaki tahminleri paylaştı. Tabor, bu oranın 2035 yılı için öngörülen filo kompozisyonunun bir parçası olduğunu belirtti.
Yeni Filo Yapısı Raporu ve F-35A Vurgusu
Korgeneral Tabor'un açıklamalarına göre, Hava Kuvvetleri'nin 2035 yılına kadar sahip olacağı savaş uçağı filosunun yaklaşık %40'ı F-35A'lardan oluşacak. Bu, mevcut filoya kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor. F-35A, Lockheed Martin tarafından üretilen ve ABD Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra birçok müttefik ülke tarafından da kullanılan beşinci nesil bir çok amaçlı savaş uçağı. Rapor, Hava Kuvvetleri'nin gelecekteki tehdit ortamına uyum sağlamak için filosunu modernize etme çabalarının bir parçası.
Kongre'ye sunulan rapor, Hava Kuvvetleri'nin savaş uçağı filosunun uzun vadeli planlamasına ilişkin ilk kapsamlı değerlendirme olma özelliği taşıyor. Tabor, basın toplantısında yaptığı konuşmada, "Bu rapor, Hava Kuvvetleri'nin 2035 yılına kadar nasıl bir filo yapısına sahip olması gerektiğine dair vizyonumuzu yansıtıyor" dedi. Ancak Tabor, filo yapısının gelecekteki tehditlere ve bütçe kısıtlamalarına göre değişebileceğini de sözlerine ekledi.
F-35A'ların filodaki payının artması, Hava Kuvvetleri'nin eskiyen F-16 ve A-10 gibi uçakları kademeli olarak emekliye ayırma planıyla uyumlu. Hava Kuvvetleri, özellikle Çin ve Rusya gibi rakiplerin gelişmiş hava savunma sistemleri karşısında hayatta kalabilecek yeteneklere odaklanıyor. F-35A'ların sensör füzyonu, düşük görünürlük özellikleri ve ağ bağlantılı muharebe yetenekleri, bu gereksinimleri karşılamada kilit rol oynuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD Hava Kuvvetleri'nin filo yapısındaki bu değişiklik, küresel askeri dengeyi de etkileyecek. F-35A'lar, ABD'nin yanı sıra Japonya, Güney Kore, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesi tarafından da kullanılıyor. Bu ülkeler, ortak eğitim ve operasyonel entegrasyon yoluyla ABD ile birlikte hareket etme kapasitesini artırıyor. Özellikle Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in artan askeri gücüne karşı bir denge unsuru olarak görülüyor.
Ancak F-35 programı, maliyet artışları ve teknik sorunlarla da gündemde. ABD Savunma Bakanlığı'nın denetim raporları, uçağın bakım maliyetlerinin yüksek olduğunu ve operasyonel hazırlık oranlarının istenen düzeyde olmadığını ortaya koymuştu. Hava Kuvvetleri, bu sorunları çözmek için tedarikçiyle çalışmalarını sürdürüyor. Yine de F-35A, önümüzdeki on yıllarda ABD hava gücünün bel kemiğini oluşturacak gibi görünüyor.
Hava Kuvvetleri'nin planlamasında, insansız sistemler ve yapay zeka destekli muharebe uçakları da gelecekte daha fazla yer alacak. Ancak Tabor, insanlı savaş uçaklarının öngörülebilir gelecekte filonun önemli bir parçası olmaya devam edeceğini vurguladı. Raporda, 2035 yılına kadar filonun toplam büyüklüğüne ilişkin net bir sayı verilmezken, mevcut filo büyüklüğünün korunması veya hafif artırılması öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Hava Kuvvetleri'nin F-35A filosunu genişletme planı, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, F-35 programından S-400 alımı nedeniyle çıkarılmıştı ve bu durum iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. ABD'nin F-35A'lara olan bağlılığını sürdürmesi, programın geleceğine dair güveni artırırken, Türkiye'nin alternatif arayışlarını (TF-X gibi) daha da hızlandırabilir. Ayrıca, Yunanistan'ın F-35A tedarik süreci devam ederken, bölgesel dengelerde Türkiye aleyhine bir fark oluşabilir. Türkiye, kendi milli muharip uçağını geliştirme çabalarını sürdürerek bu açığı kapatmaya çalışacaktır.