ABD'nin ticari ham petrol stokları, İran ile devam eden savaşın dördüncü ayına girerken endişe verici bir şekilde düşüş gösteriyor. Ancak uzmanlara göre, bu durum tek başına bir kriz göstergesi değil; asıl belirleyici olan çatışmanın ne kadar daha süreceği. Stokların mevcut seviyesi, 2018'den bu yana en düşük dönemsel ortalamalara işaret ediyor. Energy Information Administration (EIA) verilerine göre, ABD ticari ham petrol stokları Ocak ayı itibarıyla 415 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, beş yıllık mevsimsel ortalamanın yaklaşık %8 altında. Piyasalar, arz kesintilerinin fiyatları daha da yukarı çekmesinden endişe ediyor.
Stok düşüşü ve jeopolitik riskler
İran ile ABD öncülüğündeki koalisyon arasındaki çatışma, petrol piyasalarında belirsizliği körüklüyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tehdit etmesi, küresel petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği bu kritik noktada riskleri artırıyor. ABD, stratejik petrol rezervlerinden (SPR) günde 300 bin varil çekerek stokları dengelemeye çalışıyor. Ancak SPR'nin mevcut kapasitesi 2017'den bu yana en düşük seviyede; yaklaşık 350 milyon varil. Uzmanlar, bu rezervlerin ancak birkaç ay idare edebileceğini belirtiyor. Öte yandan, ABD'nin yerel üretimi günde 13 milyon varil ile rekor seviyelerde seyrediyor. Bu üretim, stoklardaki düşüşün kısmen telafi edilmesini sağlıyor, ancak lojistik kısıtlamalar ve rafineri kapasiteleri nedeniyle tam anlamıyla denge sağlanamıyor.
Küresel etkiler ve piyasalar
Stok düşüşü, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. Brent petrol varil fiyatı, çatışmanın başladığı Eylül ayından bu yana ortalama %15 artışla 85 dolar seviyesinde işlem görüyor. OPEC+ ülkelerinin üretim kesintileri de fiyatları destekliyor. Suudi Arabistan, günlük 1 milyon varillik gönüllü kesintiyi Mart ayına kadar uzattı. Bu durum, Çin ve Hindistan gibi büyük ithalatçı ülkelerde enflasyon endişelerini artırıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ise enerji fiyatlarındaki yükselişin faiz indirimi beklentilerini erteleyebileceğini sinyalliyor. Avrupa Birliği, alternatif tedarik yolları ararken, Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle Kızıldeniz'deki deniz ticareti de risk altında. Analistler, çatışmanın birkaç ay daha sürmesi halinde, ABD stoklarının kritik eşik olan 400 milyon varilin altına düşebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, küresel resesyon korkularını yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ham petrol stoklarındaki düşüş, Türkiye için doğrudan bir arz sorunu yaratmasa da, küresel fiyat artışları üzerinden ekonomiyi etkiliyor. Türkiye, petrol ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ediyor; artan fiyatlar cari açığı büyütebilir. Ayrıca, İran ile çatışma, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefini tehdit ediyor. İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması projeleri belirsizliğe sürükleniyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da olumsuz etkiliyor. Türkiye, hem ABD hem İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, enerji maliyetlerindeki yükseliş sanayi üretimini ve enflasyonu olumsuz etkiliyor. Ankara, alternatif tedarikçiler ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla riski azaltmaya çalışıyor.