GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
İklim

Trump fosil yakıtları savunsa da ABD halkı iklim eylemini istiyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Trump fosil yakıtları savunsa da ABD halkı iklim eylemini istiyor
🟢
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Sol-Liberal
🟢 Batı Sol-Liberal
Çeviri Kaynağı
The Guardian — Bu haber, The Guardian'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD'de yapılan kapsamlı bir kamuoyu yoklaması, Başkan Donald Trump'ın fosil yakıt üretimini artırma ve çevre düzenlemelerini gevşetme politikalarına rağmen, Amerikalıların üçte ikisinin iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu ve somut adımlar atılmasını desteklediğini ortaya koydu. Pew Araştırma Merkezi ve diğer kuruluşların verilerine dayanan analiz, halkın talebi ile siyasi ve medyatik söylem arasında belirgin bir uçurum olduğunu gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 66'sı, iklim krizini 'çok ciddi bir sorun' olarak nitelerken, yüzde 72'si hükümetin temiz enerji yatırımlarını artırması gerektiğini belirtti. Bu oranlar, Trump yönetiminin iklim bilimini reddeden ve kömür, petrol ile doğalgaz çıkarımını teşvik eden söylemiyle taban tabana zıtlık taşıyor.

Medya ve siyaset ilgisiz, halk endişeli

Anket verilerine göre, Amerikalıların iklim değişikliğine ilişkin kaygısı son beş yılda istikrarlı bir şekilde yükseldi. Ancak aynı dönemde, ulusal medyada iklim haberlerinin payı azaldı. Örneğin, 2020 seçimleri öncesinde zirve yapan iklim haberleri, 2024 itibarıyla ekonomi ve göç gibi konuların gerisinde kaldı. Uzmanlar, bunun Trump'ın 'enerji egemenliği' retoriği ve Cumhuriyetçi liderlerin iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşmasıyla ilgili olduğunu söylüyor. Öte yandan, Demokrat Parti seçmenleri ve bağımsızlar arasında iklim kaygısı yüksek; Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in kampanya sürecinde iklim krizine sıkça atıfta bulunmasına rağmen, konu genel seçim tartışmalarında ikinci plana itildi.

Buna karşılık, toplum tabanında hareketlilik sürüyor. Genç seçmenler ve düşük gelirli topluluklar iklim adaleti çağrılarını yükseltirken, eyalet düzeyinde birçok Cumhuriyetçi yönetici, rüzgar ve güneş enerjisi projelerine onay vermeye devam ediyor. Örneğin Teksas, fosil yakıtların başkenti olarak anılmasına rağmen, rüzgar enerjisi üretiminde eyaletler arasında birinci sırada. Bu durum, federal politika ile yerel gerçeklik arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor.

Küresel boyut: ABD iklim liderliğinden uzaklaşıyor

ABD'nin iklim politikasındaki bu bölünmüşlük, uluslararası yansımaları da beraberinde getiriyor. Trump'ın Paris İklim Anlaşması'ndan ikinci kez çekilme kararı, diğer büyük ekonomilerin karbon azaltım hedeflerini etkiliyor. Avrupa Birliği ve Çin, kendi yeşil dönüşüm programlarını sürdürürken ABD'nin geride kalması, küresel sıcaklık hedeflerinin tutturulmasını zorlaştıracak. Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre, 2024 yılı kayıtlardaki en sıcak yıl olma yolunda ilerliyor. ABD, dünyanın en büyük ikinci sera gazı yayıcısı olarak, emisyonları düşürmede rol oynamazsa küresel çabalar yetersiz kalacak.

ABD'nin fosil yakıt ihracatındaki artış (sıvılaştırılmış doğalgazda Avrupa'nın ana tedarikçisi haline gelmesi gibi) düşük karbonlu enerji geçişini zorlaştıran bir diğer faktör. Uzmanlar, kamuoyu desteğine rağmen çıkar gruplarının siyasi süreçteki ağırlığı nedeniyle somut adımların yavaş atıldığına dikkat çekiyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD'nin iklim politikasındaki bu çelişki, Türkiye'nin enerji ve dış politika dengelerini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, ABD'nin fosil yakıt üretimini artırmasının küresel emtia fiyatlarını aşağı çekmesinden kısa vadede yararlanabilir; ancak uzun vadede yeşil dönüşümden geri kalan bir ABD, iklim finansmanı ve teknoloji transferi konularında Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere desteği azaltabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinde ABD pazarına bağımlılığını çeşitlendirmesi gerekebilir. Bölgesel olarak, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, ABD'nin fosil yakıt odaklı politikası nedeniyle daha da kızışabilir; bu da Türkiye'nin enerji koridoru olma stratejisini etkileyebilir.

Etiketler:
iklim değişikliğiABDTrumpfosil yakıtkamuoyu araştırması

İlgili Haberler

2026 Atlantik Kasırga Sezonu İsimleri Açıklandı, Arthur Bugün Oluşabilir
İklim

2026 Atlantik Kasırga Sezonu İsimleri Açıklandı, Arthur Bugün Oluşabilir

2 dk önce

Bamyanın kuzey yolculuğu: Toronto'da bir Jamaika mirası
İklim

Bamyanın kuzey yolculuğu: Toronto'da bir Jamaika mirası

20 dk önce

Jaguar Land Rover EV Fabrika Planından Vazgeçti
İklim

Jaguar Land Rover EV Fabrika Planından Vazgeçti

35 dk önce

İspanya 2025'te Kaydedilen En Sıcak Üçüncü Yılını Yaşadı
İklim

İspanya 2025'te Kaydedilen En Sıcak Üçüncü Yılını Yaşadı

1 sa önce