ABD'de yaşayan Haiti kökenli göçmenler, ülkedeki geçici koruma statülerinin (TPS) sona ermesiyle birlikte büyük bir belirsizlik ve korkuyla karşı karşıya. Miami'de yaşayan ve kimliğinin gizli kalması için Uthy takma adını kullanan bir kadın, yedi yıl tıp eğitimi alarak Haiti'de doktor olmaya hazırlanırken, üç yıl önce eşi ve küçük çocuğuyla birlikte ülkeyi terk ederek ABD'ye sığındı. Uthy, bir gün güvenli olduğunda geri dönme hayali kurarken, şimdi bu hayalin giderek uzaklaştığını hissediyor. ABD hükümeti, 2010 yılındaki yıkıcı depremin ardından Haiti'lilere tanınan TPS'nin uzatılmayacağını duyurdu. Bu karar, yaklaşık 200 bin Haiti vatandaşını doğrudan etkiliyor.
Gelişmenin arka planı
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ABD'nin doğal afetler veya silahlı çatışmalar nedeniyle güvenli olmayan ülkelere yönelik uyguladığı bir program. Haiti, 2010'daki 7 büyüklüğündeki depremin ardından bu programa dahil edilmişti. Depremde 300 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, ülke altyapısı büyük ölçüde çökmüştü. Trump yönetimi 2017'de TPS'yi sonlandırma kararı almıştı ancak davalar ve pandemi nedeniyle uygulama ertelenmişti. Biden yönetimi ise 2021'de programı yeniden başlatmıştı. Ancak federal mahkeme kararıyla, programın yasal dayanağının sona ermesiyle birlikte, 2024 yılı itibarıyla TPS yenilenemez hale geldi. Haiti, son yıllarda çete şiddeti ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor; ülke hâlâ depremin yaralarını saramamışken, ağustos 2021'de bir deprem daha yaşandı ve Cumhurbaşkanı Jovenel Moïse suikast sonucu öldürüldü. Bu koşullara rağmen ABD hükümeti, Haiti'nin güvenli olduğu gerekçesiyle TPS'yi yenilememe kararı aldı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, sadece ABD'deki Haiti toplumunu değil, aynı zamanda Dominik Cumhuriyeti gibi komşu ülkeleri de etkiliyor. Haiti'ye dönmek zorunda kalan göçmenlerin, zaten kırılgan olan ülke ekonomisine ve güvenlik durumuna daha fazla yük bindireceği endişesi var. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Haiti'de 5,2 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirtiyor. ABD'den sınır dışı edilenlerin yanı sıra, Dominik Cumhuriyeti de binlerce Haiti'liyi sınır dışı ediyor. Bu durum, Karayipler bölgesinde yeni bir göç krizine yol açabilir. Ayrıca, Biden yönetiminin bu kararı, göçmen hakları savunucuları ve Demokrat Parti'nin ilerici kanadı tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor; kararın ABD'nin uluslararası itibarına zarar vereceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, düzenli olarak geçici koruma statüsü uygulayan bir ülke olarak, ABD'nin bu kararını kendi politikaları açısından yakından takip ediyor. Suriyeli sığınmacılara yönelik uluslararası toplumdan gelen baskılar, benzer gerekçelerle zaman zaman gündeme geliyor. Haiti'deki insani kriz, Türkiye'nin Afrika ve Latin Amerika açılımı politikaları kapsamında, bölgesel istikrarsızlıkların küresel etkilerini değerlendirmesi açısından önemli bir örnek. Doğrudan bir ekonomik veya siyasi etki olmasa da, birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası platformlarda göç konusundaki tartışmalarda Türkiye'nin elini güçlendirebilecek bir vaka olarak öne çıkıyor.