ABD'de federal hükümetin, göçmen çocuklara hukuki yardım sağlayan kar amacı gütmeyen kuruluşlara ödediği sözleşmenin süresi doldu. Bu gelişme, ülke genelinde 90'dan fazla kuruluşu etkilerken, 24 binden fazla refakatsiz göçmen çocuğun mahkemelerde hukuki temsil olmadan savunmasız kalmasına yol açabilir. Uzmanlar, bu durumun göçmen çocukların sığınma başvurularında olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na (HHS) bağlı Mülteci Yerleştirme Ofisi (ORR) tarafından finanse edilen sözleşme, 2019'dan bu yana göçmen çocuklara ücretsiz hukuki danışmanlık sağlıyordu. Sözleşmenin sona ermesiyle birlikte, bu hizmeti sunan kuruluşların çoğu ya faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak ya da kapasitelerini ciddi şekilde azaltacak.
American Immigration Council'ın verilerine göre, refakatsiz göçmen çocukların hukuki temsil oranı zaten sadece %32 ile sınırlıydı; bu sözleşmenin iptaliyle bu oran daha da düşecek. New York merkezli legal aid kuruluşları, özellikle Trump yönetiminin göçmenlik karşıtı politikalarının ardından bu fonların kritik önem taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, sadece ABD sınırlarını değil, göçmen akınının kaynağı olan Latin Amerika ve dünyanın çeşitli bölgelerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Orta Amerika'daki şiddet ve yoksulluk nedeniyle ABD'ye göç eden çocukların sayısı son yıllarda artış gösterdi. Hukuki temsil eksikliği, bu çocukların sığınma başvurularının reddedilme ihtimalini artırıyor ve onları insan tacirlerine karşı daha savunmasız hale getiriyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), refakatsiz çocukların hukuki danışmanlığa erişiminin uluslararası hukuk kapsamında bir hak olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Avrupa'da da benzer sorunlar yaşanıyor; göçmen çocukların hukuki temsil oranları ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor ve bu durum insan hakları örgütlerinin sık sık eleştirisine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki göçmen politikalarının insani boyutunu gözler önüne seriyor. Türkiye, bugüne kadar milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmış bir ülke olarak, göçmen çocukların korunması konusunda uluslararası topluma örnek olmuştur. Türkiye'nin göçmen ve mülteci çocuklara sağladığı eğitim ve sağlık hizmetleri, küresel anlamda takdir toplamaktadır. Bu nedenle, ABD'de yaşanan bu durum, göçmen çocukların hukuki statülerinin korunması açısından uluslararası standartların önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin kendi göç politikalarında insan hakları odaklı yaklaşımı sürdürmesi, benzer sorunların yaşanmaması için kritik öneme sahiptir.