ABD Kongresi, gıda kaynaklı hastalık salgınlarını araştırmak için federal kurumlara yetki veren bir yasayı 15 yıl önce kabul etti. Ancak yasa, 2028 yılına ertelendi. Uzmanlar, yasanın yürürlüğe girmesi halinde ülkenin en büyük siklosporiazis salgınının önlenebileceğini ifade ediyor. Yasa, Ocak ayında yürürlüğe girecekti ancak bu tarih 2028’e ertelendi. CDC verilerine göre, her yıl 48 milyon Amerikalı gıda kaynaklı hastalıklara yakalanıyor ve bu vakaların 3.000’i ölümle sonuçlanıyor.
Yasanın İçeriği ve Önemi
2011’de kabul edilen Gıda Güvenliği Modernizasyon Yasası (FSMA), Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) gıda kaynaklı salgınları önleme ve müdahale yetkisi veriyor. Ancak yasanın kritik bir bölümü olan ve salgınların kaynağını tespit etmek için gıda işletmelerinin kayıtlarını inceleme yetkisi veren düzenleme hiçbir zaman uygulanmadı. FDA, bu yetkiyi kullanarak gıda kaynaklı hastalıkların kaynağını daha hızlı tespit edebilecek ve salgınların yayılmasını önleyebilecekti. Uzmanlar, bu düzenlemenin 2023’te gerçekleşen ve 2.000’den fazla kişiyi etkileyen siklosporiazis salgınını önleyebileceğini belirtiyor. Salgın, kontamine sebzelerden kaynaklanmıştı ve kaynağın tespiti haftalar almıştı.
Gecikmenin Nedenleri ve Sonuçları
Yasanın uygulanması, gıda endüstrisinin yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle defalarca ertelendi. Endüstri temsilcileri, kayıt inceleme yetkisinin ticari sırların ifşasına yol açacağını ve işletmelere mali yük getireceğini savunuyor. Ancak halk sağlığı uzmanları, bu ertelemelerin halk sağlığını koruma çabalarını baltaladığını vurguluyor. Gıda kaynaklı salgınlar her yıl Amerikan sağlık sistemine milyarlarca dolara mal oluyor. CDC’ye göre, gıda kaynaklı hastalıklar yıllık 15,6 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açıyor. Yasanın uygulanmaması, federal kurumların salgınlara etkin müdahale etmesini engelliyor ve hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’deki gıda güvenliği açıkları, küresel gıda tedarik zinciri için de risk oluşturuyor. ABD, dünyanın en büyük gıda ihracatçılarından biri. Bu nedenle, gıda kaynaklı hastalık salgınları sadece ABD’yi değil, aynı zamanda Amerikan gıda ürünlerini ithal eden ülkeleri de etkiliyor. Son yıllarda, ABD kaynaklı kontamine gıdaların yol açtığı uluslararası salgınlar yaşandı. Gıda güvenliği standartları, küresel sağlık güvenliği için kritik önem taşıyor ve Dünya Sağlık Örgütü, gıda kaynaklı hastalıkların küresel yükünün azaltılması çağrısında bulunuyor. ABD’deki bu yasal tıkanıklık, diğer ülkelerin gıda güvenliği düzenlemelerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gıda güvenliği konusunda kendi mevzuatını AB standartlarına uyumlaştırma sürecinde. ABD’deki bu gecikme, Türkiye’nin ihracat pazarlarında gıda güvenliği standartlarının önemini artırıyor. Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatı, özellikle Avrupa Birliği ve Orta Doğu pazarlarına yönelik. Bu ülkeler, ithal gıdalarda sıkı denetimler uyguluyor. ABD’deki gıda güvenliği açıkları, Türkiye’nin gıda ihracatında rekabet avantajı sağlayabilir; ancak aynı zamanda, Türkiye’nin gıda güvenliği altyapısını güçlendirme ihtiyacını da gösteriyor. Türk gıda işletmeleri, uluslararası standartlara uyum sağlayarak pazardaki güvenilirliklerini artırabilir.