ABD'nin en büyük gıda dağıtım şirketlerinden biri, Meksika'dan ithal edilen buzdağı marullarında görülen ve son haftalarda en az iki kişinin ölümüne neden olduğu belirlenen 'patlayıcı ishal' vakalarının artması üzerine bu üründen alım yapmayı durdurdu. Yetkililer, salgının kaynağının Meksika'nın kuzeyindeki tarım bölgeleri olduğunu ve kontamine sularla yayıldığını düşünüyor. Karar, ABD genelinde süpermarket raflarında marul bulunabilirliğini etkileyebilir ve gıda güvenliği endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Söz konusu dağıtıcı şirket, ABD genelinde binlerce restoran ve markete taze ürün tedarik eden sektörün devlerinden biri. Şirket sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Müşterilerimizin sağlığını korumak adına, Meksika'dan gelen buzdağı marullarını geçici olarak tedarik zincirimizden çıkardık. Bu karar, Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) son uyarıları doğrultusunda alınmıştır' ifadelerini kullandı.
Salgının merkezi olarak gösterilen Meksika'nın Sonora ve Sinaloa eyaletleri, ABD'ye yılın bu döneminde marul ihraç eden başlıca bölgeler. Ancak bu yıl, sulama kanallarında ve nehir sularında yüksek düzeyde norovirüs ve rotavirüs kontaminasyonu tespit edildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin neden olduğu ani yağışların ve altyapı yetersizliğinin bu durumu tetiklediğini belirtiyor.
FDA'nın verilerine göre, son iki hafta içinde en az 120 kişi şiddetli ishal, kusma ve mide krampları şikayetleriyle hastanelere başvurdu. Ölen iki kişinin bağışıklık sistemi zayıf yaşlı bireyler olduğu açıklandı. Bu rakamlar, geçen yıla kıyasla üç kat artış gösteriyor. Salgının yayılmasını önlemek için ABD Tarım Bakanlığı, Meksika'dan gelen marulların gümrüklerde daha sıkı denetimden geçirilmesi talimatını verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD ve Meksika arasındaki tarım ticaretinde yeni bir gerilim yaratabilir. Meksika, ABD'nin en büyük taze sebze tedarikçisi konumunda; yalnızca marul ihracatının yıllık değeri 500 milyon doları aşıyor. Meksikalı üreticiler, bu kararın 'haksız ve bilimsel temelden yoksun' olduğunu savunuyor. Sonora eyaletinin tarım bakanı, 'Ürünlerimiz uluslararası standartlara uygun. Bu karar, ticari bir savaşın parçası' dedi.
Ancak ABD'li sağlık yetkilileri, 'Tüketici güvenliği her şeyden önce gelir' diyerek geri adım atmıyor. Benzer bir salgın 2018 yılında yine Meksika'dan gelen marullarda yaşanmış ve 200'den fazla kişi hastaneye kaldırılmıştı. O tarihten bu yana iki ülke arasında gıda güvenliği protokollerinin sıkılaştırılması konusunda anlaşmazlıklar sürüyor. Küresel gıda tedarik zinciri uzmanları, bu tür olayların 'gıda milliyetçiliğini' artırdığına ve ülkelerin yerel üretime yönelmesini hızlandırdığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin tarım ihracatı ve gıda güvenliği politikaları açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, özellikle Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına taze meyve-sebze ihraç eden bir ülke olarak, benzer bir salgın riskine karşı altyapı ve denetim mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, ABD'nin ithalatı durdurma kararı, küresel gıda ticaretinde tedarik zinciri kırılganlıklarının arttığını gösteriyor. Türkiye, bu tür krizlere karşı üretim çeşitliliğini koruyarak ve uluslararası standartlarda hijyen protokollerini uygulayarak rekabet avantajı elde edebilir. Ancak bu durum, kısa vadede Türkiye'nin marul ihracatında bir artış yaratmayabilir; çünkü lojistik maliyetler ve tüketici alışkanlıkları önemli engeller.