ABD yönetimi, otomotiv devi Ford'u Çinli şirketlerle olan bağlantıları nedeniyle sert bir şekilde uyardı. Yetkililer, Ford'un Çinli batarya üreticisi CATL, otomotiv firması Geely ve elektrikli araç devi BYD ile kurduğu stratejik ortaklıkların ulusal güvenlik riski taşıdığını belirtti. Uyarı, Washington ile Pekin arasındaki ticaret ve teknoloji geriliminin yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ford, elektrikli araç pazarında rekabet edebilmek için son yıllarda Çinli batarya ve otomotiv şirketleriyle çeşitli işbirlikleri kurmuştu. Özellikle CATL ile Michigan'da planlanan batarya fabrikası, ABD'de siyasi tartışmalara yol açmıştı. Geely ile yapılan teknoloji paylaşımı anlaşmaları ve BYD ile geliştirilen ortak projeler, ABD'li milletvekillerinin tepkisini çekmişti.
ABD Ticaret Bakanlığı ve savunma yetkilileri, bu ortaklıkların Çin hükümetine ait veri ve teknoloji transferine kapı aralayabileceğini savunuyor. Özellikle akıllı araç yazılımları, bağlantılı araç sistemleri ve batarya yönetim sistemlerinin hassas bilgiler içerdiği belirtiliyor. Yetkililer, Çin yasalarının şirketleri hükümetle istihbarat paylaşmaya zorladığını hatırlatıyor.
Ford yönetimi ise ortaklıkların ticari olduğunu ve güvenlik endişelerinin abartıldığını savunuyor. Şirket sözcüsü, "Tüm işbirliklerimiz yasal çerçevede ve ABD yasalarına uygun şekilde yürütülüyor" açıklamasını yaptı. Ancak Washington'dan gelen uyarılar, Ford'un stratejik ortaklıklarını gözden geçirmesine neden olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD-Çin arasındaki teknoloji savaşının otomotiv sektörüne sıçradığını gösteriyor. ABD, daha önce çip ve yarı iletken alanında Çin'e yönelik kısıtlamalar getirmişti. Şimdi benzer bir baskının elektrikli araç ve batarya teknolojilerine yönelmesi bekleniyor.
Çin, küresel elektrikli araç pazarının lideri konumunda. BYD, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi haline gelmiş durumda. CATL ise küresel batarya pazarının üçte birini kontrol ediyor. ABD'nin bu şirketlerle işbirliği yapan kendi firmalarına baskı yapması, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabilir.
Avrupa Birliği de benzer şekilde Çinli elektrikli araç üreticilerine yönelik soruşturmalar başlatmıştı. ABD'nin Ford'a yönelik uyarısı, transatlantik cephede ortak bir duruşun sinyali olarak yorumlanıyor. Öte yandan, Çin misilleme olarak ABD'li şirketlere yönelik kısıtlamalar getirebilir. Bu durum, halihazırda gergin olan ticaret ilişkilerini daha da kötüleştirebilir.
Uzmanlar, ABD'nin bu hamlesinin seçim yılında iç politikaya da hitap ettiğini belirtiyor. Başkan Joe Biden yönetimi, Çin'e karşı sert duruşuyla biliniyor ve otomotiv işçilerinin yoğun olduğu eyaletlerde sendika desteğini kaybetmemek için bu tür adımlar atıyor. Ford'un Michigan'daki fabrikası, sendikalı işçilerin yoğun olduğu bir bölgede bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Ford üzerinden Çinli şirketlere yönelik baskısı, Türk otomotiv sektörü için hem risk hem fırsat barındırıyor. Türkiye, Ford, Toyota, Hyundai gibi küresel üreticilerin üretim üssü konumunda. Çinli BYD de yakın zamanda Türkiye'de fabrika kurma kararı almıştı. ABD'nin Çinli şirketlere yönelik kısıtlamaları, Türkiye'deki Çinli yatırımları etkileyebilir. Ayrıca Türk elektrikli araç girişimi Togg, batarya tedarikinde Çin'e bağımlı. Batı-Çin geriliminin tırmanması, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir ve yeni tedarik zinciri arayışlarını hızlandırabilir.