ABD'de eski tip klimalar ve soğutma sistemlerinde kullanılan ve 'süper kirletici' olarak adlandırılan hidroflorokarbon (HFC) gazlarına yönelik sınırlamalar, Donald Trump yönetimi tarafından gevşetildi. Karar, marketlerden endüstriyel tesislere kadar birçok sektörün soğutma sistemlerinde daha fazla HFC kullanmasına izin veriyor. HFC'ler, karbondioksitten binlerce kat daha güçlü sera gazları olarak biliniyor ve iklim değişikliğini hızlandırıyor. Çevre örgütleri kararı 'felaket' olarak nitelendirirken, endüstri temsilcileri ise maliyet ve işletme esnekliği açısından olumlu karşılıyor.
HFC Gazları Neden Tehlikeli?
Hidroflorokarbonlar (HFC'ler), 20. yüzyılın sonlarında ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbonların (CFC'ler) yerine kullanılmaya başlanmıştı. Ancak HFC'lerin küresel ısınma potansiyeli, karbondioksitten (CO2) 1.000 ila 9.000 kat daha fazla. Bu nedenle 2016 Kigali Değişikliği ile HFC'lerin aşamalı olarak azaltılması hedefleniyordu. ABD, 2022'de Biden yönetimi altında Kigali Değişikliği'ni onaylamış ve HFC üretimini 2036'ya kadar %85 azaltmayı taahhüt etmişti. Trump'ın son kararı, bu taahhütle çelişiyor ve ABD'nin iklim liderliğine gölge düşürüyor. Uzmanlar, kararın sadece ABD'de değil, küresel iklim hedefleri üzerinde de olumsuz etkileri olacağını belirtiyor.
Endüstri ve Çevre Arasında Gerginlik
Kararın arkasında, soğutma ve iklimlendirme sektörünün yoğun lobi faaliyetleri yatıyor. Sektör temsilcileri, eski sistemlerin dönüştürülmesinin maliyetli olduğunu ve HFC'lerin yasaklanmasının özellikle küçük işletmeler için zorluk yaratacağını savunuyor. Ancak çevre örgütleri, bu tür 'süper kirleticilerin' iklim değişikliğindeki payının büyük olduğuna dikkat çekiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre, HFC'ler küresel ısınmanın yaklaşık %1'inden sorumlu olmakla birlikte, etkileri CO2'den çok daha hızlı ve yoğun. ABD'nin bu adımı, Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerin iklim politikalarıyla da taban tabana zıt. AB, 2014'ten bu yana HFC kullanımını kademeli olarak azaltıyor ve 2030'a kadar %79'luk bir düşüş hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin HFC sınırlamalarını gevşetmesi, Türkiye'nin de taraf olduğu Kigali Değişikliği'nin küresel etkinliğini zayıflatabilir. Türkiye, 2024 itibarıyla HFC tüketimini dondurmuş ve 2045'e kadar kademeli azaltım taahhüdü vermiştir. ABD'nin bu adımı, özellikle Çin ve Hindistan gibi diğer büyük üreticilerin de benzer bir gevşeme talep etmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin iklim politikalarını ve uluslararası taahhütlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'de eski tip soğutma sistemlerinin yaygın olduğu düşünüldüğünde, ABD'deki bu politika değişikliği, yerel düzenlemelerin uygulanmasında zorluk yaratabilir ve iklim hedeflerine ulaşmayı geciktirebilir.