Küresel piyasalar, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Ortadoğu'daki artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kritik bir dönemece girdi. Bloomberg Television'da yayınlanan "The Opening Trade" programında konuşan analistler Guy Johnson, Tom Mackenzie ve Adam Linton, yatırımcıların odaklanması gereken temel başlıkları masaya yatırdı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına yön verecek enflasyon rakamları, özellikle İran ile İsrail arasındaki çatışmanın tırmanmasıyla birlikte piyasa oynaklığını artırabilir.
Enflasyon Verileri Fed'in Patikasını Belirleyecek
Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi (CPI) verisini büyük bir dikkatle bekliyor. Mart ayına ilişkin enflasyon verisinin, Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair sinyaller vermesi bekleniyor. Geçtiğimiz aylarda enflasyonda görülen yavaşlama, piyasalarda faiz indirimi beklentilerini güçlendirmişti. Ancak son dönemde açıklanan güçlü istihdam verileri ve enerji fiyatlarındaki artış, bu beklentileri sınırlayabilir. Analistler, çekirdek enflasyonun aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 3,7 artmasını bekliyor. Bu rakamlar, Fed'in politika faizini daha uzun süre yüksek tutabileceğine işaret edebilir. Öte yandan, enflasyonun beklenenden düşük gelmesi, bu yıl içinde iki kez faiz indirimi yapılacağı yönündeki piyasa fiyatlamalarını güçlendirebilir.
ABD Hazine tahvil getirileri, enflasyon verisinin açıklanması öncesinde yükseliş eğilimi gösterdi. 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,45 seviyelerine ulaşarak son birkaç ayın zirvesine yaklaştı. Hisse senedi piyasalarında ise teknoloji hisseleri öncülüğünde karışık bir seyir izleniyor. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri, yüksek faiz ortamında değerlemelerin pahalı olabileceği endişesiyle baskı altında. Analistler, verinin ardından piyasalarda sert hareketlerin yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
İran-İsrail Gerilimi Petrol Fiyatlarını Yükseltiyor
Piyasaların gündemindeki bir diğer kritik konu ise İran ile İsrail arasındaki artan gerilim. İran'ın İsrail'e yönelik insansız hava aracı ve füze saldırısı, bölgedeki çatışmanın tüm bölgeye yayılacağı endişelerini beraberinde getirdi. Bu gelişme, petrol fiyatlarını hızla yükseltti; Brent petrol 90 doların üzerine tırmanarak yılın en yüksek seviyelerini test etti. Enerji fiyatlarındaki bu artış, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırarak merkez bankalarının işini zorlaştırabilir. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin küresel enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini ve bunun petrol fiyatlarını daha da yukarı çekebileceğini ifade ediyor.
Jeopolitik riskler, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oluyor. Altın fiyatları tarihi zirvelere yakın seyrederken, dolar endeksi de değer kazanıyor. ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıklaması beklenirken, bölgedeki gelişmeler küresel risk iştahını olumsuz etkiliyor. Özellikle Avrupa ve Asya borsalarında satış baskısı görülüyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimleri, artan jeopolitik risklerden olumsuz etkilenebilir. Analistler, piyasalardaki bu oynaklığın enflasyon verisi ve Orta Doğu'dan gelecek haber akışıyla birlikte devam edeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyon verisi ve İran-İsrail gerilimi, Türkiye ekonomisi için doğrudan etkiler barındırıyor. Enflasyon verisinin Fed faiz politikaları üzerindeki etkisi, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını belirleyecek. Yüksek ABD faizleri, Türkiye gibi ülkelerden sermaye çıkışına neden olarak Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, İran ile olası bir geniş çaplı çatışma, enerji fiyatlarını daha da yükseltebilir; bu da Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırarak cari açık ve enflasyon üzerinde olumsuz etki yapar. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimleri ve enerji tedarikini çeşitlendirme çabaları, bu riskleri dengelemek açısından önem taşıyor.