ABD'de enflasyon Mayıs ayında son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İran’daki savaşın küresel enerji fiyatlarını yukarı itmesiyle tüketici fiyatları, Amerikalıların ücret kazançlarındaki artışı geride bıraktı. PIMCO Kuzey Amerika Ekonomisti Tiffany Wilding, Mayıs ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (CPI) raporunu değerlendirdi.
Gelişmenin arka planı
ABD Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre enflasyon Mayıs’ta yıllık bazda yüzde 5,4’e yükseldi. Bu oran, Şubat 2022’den bu yana en yüksek seviye olarak kaydedildi. Beklenenden yüksek gelen enflasyon verisi, Federal Rezerv’in (Fed) para politikasını sıkılaştırma konusunda daha agresif adımlar atmasına yönelik beklentileri güçlendirdi.
Enerji fiyatlarındaki artış enflasyonun ana itici gücü oldu. İran’da devam eden savaş nedeniyle petrol fiyatları varil başına 95 dolara kadar yükseldi. Benzin fiyatları bir önceki aya göre yüzde 8,1 artarken, doğal gaz fiyatları da yüzde 6,5 yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artış ise yüzde 4,2 ile sınırlı kaldı.
Temel enflasyon (gıda ve enerji hariç) yıllık bazda yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Bu oran, Fed’in yüzde 2’lik hedefinin oldukça üzerinde. PIMCO’dan Wilding, “Enflasyonun kalıcı olduğuna dair sinyaller alıyoruz. Özellikle hizmet sektörü fiyatları güçlü seyrediyor” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD enflasyonundaki bu hızlanma, küresel piyasalar üzerinde dalgalanma yarattı. Dolar endeksi yükselirken, gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybetti. ABD’nin en büyük ticaret ortakları olan Çin, Meksika ve Kanada’nın ihracatı olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, yüksek faiz ortamı küresel sermaye akışlarını yeniden şekillendirebilir.
Avrupa’da da benzer bir trend gözlemleniyor. Avrupa Merkez Bankası, enerji krizi ve Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle faiz artırımına gitmişti. ABD’deki enflasyonun yükselmesi, ECB’nin de faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına neden olabilir.
Wilding, “ABD’deki enflasyon baskıları, küresel tedarik zincirlerinde devam eden sıkıntılar ve jeopolitik risklerle birleşince, dünya ekonomisi için belirsizlik artıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de enflasyonun yükselmesi ve Fed’in muhtemel faiz artışları, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için sermaye çıkışı ve kur baskısı anlamına geliyor. Doların güçlenmesi, Türk lirasının değer kaybını hızlandırabilir ve ithalat maliyetlerini artırabilir. Bu durum, Türkiye’de zaten yüksek olan enflasyonu daha da körükleyebilir. Ayrıca, İran’daki savaşın enerji fiyatlarına etkisi, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını yükseltecek bir diğer faktör. Türkiye’nin kısa vadede enerji arz güvenliği ve cari açık konularında daha dikkatli politikalar izlemesi gerekebilir.