ABD'de tüketici fiyatları Mayıs ayında beklenenden fazla artarak yıllık enflasyonu yüzde 5,7'ye taşıdı. Bu oran, Ocak 2022'den bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. ABD Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre, enerji, gıda ve barınma maliyetlerindeki artışlar enflasyonu yukarı çeken başlıca unsurlar oldu. Beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasını daha da sıkılaştırmasına yol açabileceği endişelerini artırdı.
Yükselen maliyetler ve tüketici baskısı
Mayıs ayında enerji fiyatları bir önceki aya göre yüzde 2,1 artarken, gıda fiyatlarındaki yükseliş yüzde 0,6 olarak gerçekleşti. Barınma maliyetlerindeki artış ise yıllık bazda yüzde 6,3 ile en büyük etkenlerden biri oldu. Uzmanlar, kira ve ev sahibi eşdeğer kira kalemlerindeki yükselişin hizmet enflasyonunu beslemeye devam ettiğini belirtiyor.
Çekirdek enflasyon (enerji ve gıda hariç) aylık bazda yüzde 0,5 artarken, yıllık bazda yüzde 4,9'a geriledi ancak bu oran hâlâ Fed'in yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde. Veriler, Amerikalı tüketicilerin satın alma gücünü erozyona uğratırken, tasarruf oranlarının da düşmeye devam ettiğini gösteriyor. Biden yönetimi enflasyonla mücadele için aldığı önlemlere rağmen henüz istenen sonucu alamamış görünüyor.
Küresel piyasalara yansımalar
Enflasyon verisinin ardından ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,78'e yükselirken, dolar endeksi (DXY) 105,5 seviyesine çıktı. Wall Street'te satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, S&P 500 endeksi günü yüzde 0,7 düşüşle kapattı. Yatırımcılar Fed'in bu yıl içinde faiz indirimine gitme ihtimalini düşürürken, bazı analistler faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğini öngörüyor.
Gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında değer kaybederken, Türk lirası da baskı altında kaldı. Petrol ve emtia fiyatlarında ise sınırlı bir yükseliş gözlendi. Uzmanlar, ABD enflasyonunun küresel ticaret ve sermaye akışları üzerindeki etkisinin önümüzdeki aylarda daha belirgin hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyonundaki yükseliş, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için doğrudan bir risk oluşturuyor. Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi veya sıkılaştırmaya gitmesi, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırabilir ve sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Ayrıca küresel talep daralması, Türkiye'nin ihracat performansını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, yüksek ABD faizleri, Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini yükselterek cari açık üzerinde ek yük oluşturabilir. Türkiye'nin enflasyonla mücadelede izlediği politikaların başarısı, küresel finansal koşulların seyrine de bağlı hale gelmiştir.