ABD'nin en büyük ekonomisi ve dünyanın beşinci büyük ekonomisi konumundaki Kaliforniya, federal hükümetle yaşadığı borç ve bütçe krizinde yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Eyalet yönetiminin, Washington'dan gelen mali yardımların durması halinde başvurabileceği beklenmedik stratejiler, Wall Street'te endişe yaratırken, ABD'nin genel ekonomik görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Kaliforniya'nın Planı ve Arka Planı
Gavin Newsom liderliğindeki Kaliforniya yönetimi, artan bütçe açığı ve azalan federal fonlar karşısında, eyalet içi vergi artışları ve borçlanma araçlarına ek olarak, daha radikal bir mekanizmayı masaya yatırmış durumda. Adı “California Scheming” olarak anılan bu plan, eyaletin kendi para politikasını şekillendirmesini ve federal rezerv sisteminden kısmi bağımsızlık kazanmasını öngörüyor. Uzmanlara göre, bu girişim Anayasa'ya aykırı olmasa bile, uzun vadede ABD'nin mali birliğini tehdit edebilecek ciddi bir emsal oluşturabilir.
Bu planın temelinde, eyaletin yüksek teknoloji şirketlerinden ve bireysel gelir vergilerinden elde ettiği büyük miktardaki gelirin, Washington tarafından diğer eyaletlere aktarılmasından duyulan rahatsızlık yatıyor. Kaliforniya, federal sisteme en fazla katkıyı yapan eyaletlerden biri olarak, bu kaynakların kendi iç ekonomik sorunları için kullanılması gerektiğini savunuyor. Pandemi sonrası yükselen enflasyon ve faiz oranları ise eyaletin bütçe dengesini daha da zorlaştırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Dünyanın en büyük eyalet ekonomisine sahip Kaliforniya'daki bu gelişme, sadece ABD için değil küresel ekonomi için de önemli sinyaller taşıyor. Kaliforniya, teknoloji devleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve tarım üretimi ile küresel tedarik zincirlerinde kritik bir rol oynuyor. Eyaletin borç krizi veya mali özerklik girişimi, ABD hazine bonolarına olan güveni sarsabilir ve dünya genelinde faiz oranları üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, diğer büyük eyaletlerin de benzer taleplerle ortaya çıkması, ABD merkezi yönetiminin mali otoritesini sorgulatabilir.
Uzmanlar, bu girişimin ABD dolarının rezerv para statüsüne zarar verebileceğine dikkat çekiyor. Çin ve Avrupa Birliği, ABD'nin iç mali sorunlarını yakından izlerken, Kaliforniya'nın aldığı kararlar küresel piyasalarda dalgalanmalara neden oluyor. Özellikle Çin, ABD'nin eyaletler arası gerilimlerini kendi çıkarları için kullanmaya hazır bir pozisyonda duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmenin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, küresel ekonomideki ABD kaynaklı herhangi bir istikrarsızlık, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri doğrudan etkileyecektir. Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir yer tutan teknoloji ve tarım ürünlerinin fiyatları, Kaliforniya'nın ekonomi politikalarına bağlı olarak değişebilir. Ayrıca, ABD dolarının değer kaybı riski, Türkiye'nin döviz rezervleri ve ihracat rekabeti açısından hem fırsat hem tehdit oluşturabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin ABD iç siyasetini ve eyalet yönetimlerinin eğilimlerini daha yakından takip etmesi faydalı olacaktır.