ABD Donanması'nın T-45 Goshawk eğitim uçaklarını değiştirme programında iki büyük savunma şirketinin çekilmesi, projenin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Boeing ve Lockheed Martin'in yarıştan çekildiğini açıklamasının ardından, savunma analisti Robbin Laird, Donanma yetkililerinin süreci yavaşlatmak yerine hızlandırması gerektiğini yazdı.
Yarışta kimler kaldı?
Şu anda yalnızca birkaç potansiyel aday kalmış durumda. Bunlar arasında, ABD Hava Kuvvetleri'nin T-X programı kapsamında seçtiği Boeing-Saab T-7A Red Hawk'ın deniz versiyonu da bulunuyor. Ancak Boeing'in ana yarışmacı olarak çekilmesi, bu uçağın Donanma versiyonunun geliştirilmesini de belirsizliğe sürükledi. Lockheed Martin'in Kore Aerospace Industries (KAI) ile ortak ürettiği T-50A da değerlendirilen diğer bir seçenekti. Şirketlerin çekilme gerekçeleri arasında maliyet artışları ve Donanma'nın değişen gereksinimleri öne çıkıyor.
ABD Donanması, 1960'lardan bu yana hizmet veren T-45'i değiştirmek için 2019'da başlattığı programda, başlangıçta 27 milyar dolarlık bir bütçe öngörmüştü. Ancak pandemi ve tedarik zinciri sorunları, maliyetleri önemli ölçüde artırdı. Programın gecikmesi, mevcut T-45 filosunun bakımının giderek zorlaşmasına neden oluyor. Emniyet kayıtları, 2020'den bu yana T-45'lerde en az 5 ciddi kaza meydana geldiğini gösteriyor.
Stratejik boyut ve küresel etkiler
ABD Donanması'nın eğitim uçağı ihtiyacı, sadece Amerikan savunmasını değil, müttefik ülkelerin pilot eğitim programlarını da doğrudan etkiliyor. T-45, İngiltere ve Avustralya gibi ülkeler tarafından da kullanılıyor ve bu ülkelerin pilot eğitim süreçleri Amerikan sistemine entegre durumda. Programın aksaması, müttefik ülkelerin pilot yetiştirme kapasitelerinde de darboğazlar yaratabilir. Ayrıca, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesindeki varlığının güçlendirilmesi hedefiyle, yeni eğitim uçağının taşıyıcı iniş-kalkış yetenekleri kritik önem taşıyor. Çin'in askeri modernizasyonu karşısında, ABD Donanması'nın hazırlık seviyesini artırması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin savunma sanayii için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Boeing ve Lockheed Martin'in çekilmesi, alternatif eğitim uçağı tedarikçilerinin önünü açabilir. Türkiye, kendi milli eğitim uçağı Hürjet'i geliştiriyor ve bu programın başarısı, uluslararası pazarda boşluk oluşması durumunda daha da değer kazanabilir. Ayrıca, ABD'nin bu programdaki gecikmeleri, NATO müttefiklerinin eğitim kabiliyetlerini etkileyebilir ve Türkiye'nin savunma işbirliklerinde yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, ABD'nin kendi ihtiyaçlarını karşılayamaması, küresel savunma tedarik zincirindeki kırılganlıkları da gözler önüne seriyor.