ABD'de doğurganlık oranı 2007'den bu yana yüzde 20'nin üzerinde düşüş gösterdi. Pew Araştırma Merkezi'nin yayımladığı yeni bir rapora göre, ülke genelindeki doğurganlık hızı 2007'de bin kadın başına 2,12 doğum iken, 2023'te 1,62'ye geriledi. Bu düşüş, özellikle 16 eyalette rekor seviyelere ulaştı. En büyük düşüşler Güney ve Batı eyaletlerinde kaydedilirken, Kuzeydoğu bölgesi görece daha istikrarlı bir seyir izledi.
Düşüşün arka planı: Ekonomik belirsizlik ve değişen aile yapısı
Rapora göre, doğurganlık oranındaki düşüşün başlıca nedenleri arasında ekonomik belirsizlikler, konut fiyatlarındaki artış, eğitim ve çocuk bakım maliyetlerinin yükselmesi, kadınların işgücüne katılım oranındaki artış ve evlilik yaşının ertelenmesi yer alıyor. Özellikle 2019-2023 döneminde pandemi etkisiyle birlikte doğurganlık oranında belirgin bir düşüş yaşandı. Uzmanlar, bu trendin kısa vadede tersine dönmesinin zor olduğunu belirtiyor.
Bölgesel farklılıklar: En sert düşüş Utah ve Arizona'da
Eyaletler bazında incelendiğinde, en büyük düşüş Utah eyaletinde kaydedildi. Utah'ta doğurganlık oranı 2007'de bin kadın başına 2,62 iken 2023'te 1,99'a geriledi. Bunu Arizona, Nevada, Colorado ve Florida izledi. Buna karşın, Kuzey Dakota ve Nebraska gibi Ortabatı eyaletlerinde düşüş daha sınırlı kaldı. Uzmanlar, bu farklılığın eyaletlerin ekonomik yapısı, göç dinamikleri ve kültürel normlarıyla ilişkili olduğunu ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yaşanan doğurganlık oranı düşüşü, Türkiye için de önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Türkiye'de de benzer bir trend izlenmekte olup, 2001'de 2,38 olan toplam doğurganlık hızı 2023'te 1,51'e gerilemiştir. Bu durum, her iki ülkede de yaşlanan nüfus, işgücü piyasasında daralma ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşımaktadır. Türkiye'nin, ABD'nin bu alandaki politikalarını yakından takip etmesi ve nüfus dinamiklerini dengelemeye yönelik teşvik modellerini değerlendirmesi önem arz etmektedir.