ABD Dışişleri Bakanlığı, doğum turizmi olarak bilinen uygulamaya karşı kapsamlı bir mücadele başlattığını duyurdu. Bakanlık, 'ABD vatandaşlığının bütünlüğünü korumak' amacıyla yeni vize düzenlemeleri getirdi. Bu kapsamda, hamile kadınların ABD'ye seyahat ederek burada doğum yapmalarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yeni kurallar, özellikle doğum turizmi amacıyla B-1/B-2 turist vizelerinin kullanımını engellemeye yönelik.
Doğum Turizmi ve Vize Düzenlemeleri
ABD'de doğan her çocuk, Anayasa'nın 14. Ek Maddesi uyarınca otomatik olarak ABD vatandaşı oluyor. Bu durum, özellikle Çin, Rusya ve Nijerya gibi ülkelerden gelen hamile kadınların 'doğum turizmi' adı altında ABD'ye seyahat etmesine yol açıyor. Sektörün yıllık milyarlarca dolar hacme ulaştığı tahmin ediliyor. Trump yönetimi, bu uygulamanın ABD vatandaşlığının değerini düşürdüğünü ve ulusal güvenlik riski oluşturduğunu savunuyor. Yeni düzenlemeler kapsamında, konsolosluk memurlarına başvuru sahiplerinin doğum turizmi yapma niyetini tespit etmeleri için daha geniş yetkiler verildi. Ayrıca, bu amaçla seyahat edenlere vize verilmesi kesin olarak engelleniyor.
Küresel Etkiler ve Tartışmalar
Bu karar, uluslararası alanda tartışmalara yol açtı. İnsan hakları örgütleri, düzenlemenin aile birleşimi ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel hakları ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Çin ve Rusya gibi ülkeler, bu hamleyi ABD'nin göç politikalarındaki katılaşmanın bir parçası olarak değerlendiriyor. Uzmanlar, yeni kuralların özellikle orta ve üst gelir grubundaki yabancı aileleri etkileyeceğini belirtiyor. ABD'de doğum turizminin yasaklanması, aynı zamanda Kanada ve Meksika gibi diğer ülkelerdeki benzer uygulamalara da etki edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğum turizminin Türkiye’ye doğrudan etkisi sınırlı olsa da, ABD’nin göç politikalarındaki bu tür sıkılaştırmalar, Türk vatandaşlarının ABD’ye seyahat ve vize başvurularını dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle hamile kadınların vize başvurularında daha fazla incelemeye tabi tutulması muhtemel. Ayrıca, ABD’nin vatandaşlık tanımındaki bu değişiklik eğilimi, Türkiye gibi vatandaşlık hukuku farklı olan ülkeler için emsal teşkil edebilir. Bölgesel olarak, ABD’nin bu adımı, uluslararası göç ve vatandaşlık konularında daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendiriliyor.