ABD'de Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme'nin doğuştan vatandaşlık hakkını anayasal bir garanti olarak teyit etmesinin ardından, 'doğum turizmi' olarak bilinen uygulamaya karşı federal kovuşturmaları yoğunlaştırma kararı aldı. Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche, yaptığı açıklamada, doğum turizmi şebekelerinin ABD vatandaşlık sistemini istismar ettiğini ve bu konuda yasal işlemlerin süreceğini belirtti. Karar, özellikle hamile kadınların ABD'ye vize alarak burada doğum yapması ve bebeklerinin ABD vatandaşı olmasını sağlayan sektöre yönelik bir darbe olarak görülüyor.
Doğum Turizminin Hukuki ve Siyasi Arka Planı
Doğum turizmi, ABD Anayasası'nın 14. Ek Maddesi'nde düzenlenen ve ABD'de doğan herkese vatandaşlık veren 'jus soli' (toprak hakkı) ilkesine dayanıyor. Yüksek Mahkeme, geçtiğimiz haftalarda bu maddenin yürürlükten kaldırılamayacağına ve tüm eyaletlerde geçerli olduğuna hükmetti. Ancak Trump yönetimi, bu yasal zafere rağmen, doğum turizminin arkasındaki suç örgütlerine odaklanarak sistemi dolaylı yollardan sınırlamayı hedefliyor.
Federal savcılar, özellikle Çin, Rusya ve Nijerya gibi ülkelerden gelen kadınlara yönelik vize sahtekarlığı ve dolandırıcılık operasyonlarına ağırlık veriyor. Blanche, bu tür şebekelerin ABD vize sistemine zarar verdiğini ve ulusal güvenlik riski oluşturduğunu savundu. Doğum turizmi sektörünün yıllık yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor.
Küresel Boyut ve Diğer Ülkelerin Tutumu
ABD, Kanada ve çoğu Latin Amerika ülkesi gibi doğuştan vatandaşlık tanıyan nadir ülkelerden biri. Avrupa ülkeleri ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin çoğu, ebeveynlerin vatandaşlığına dayalı 'jus sanguinis' (kan hakkı) ilkesini benimsiyor. ABD'de doğum turizminin yasaklanmasına yönelik tartışmalar, Trump'ın 2017'deki ilk döneminde de gündeme gelmişti.
Uzmanlar, Yüksek Mahkeme kararının ardından Kongre'de anayasa değişikliği yapılmasının zor olduğunu, bu nedenle yürütmenin idari tedbirlerle sorunu çözmeye çalıştığını belirtiyor. BBC'ye konuşan göçmenlik avukatı Sarah Pierce, 'Federal savcıların vize sahtekarlığı suçlamalarıyla doğum turizmini caydırmaya çalışması beklenen bir hamle, ancak bu yöntem anayasal hakkı ortadan kaldırmaz' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de doğum turizmine yönelik federal baskı, Türkiye'den ABD'ye bu amaçla giden vatandaşları doğrudan etkileyebilir. Özellikle İstanbul ve Ankara merkezli bazı acentelerin ABD'de doğum yapmak isteyen hamile kadınlara yönelik paket turlar düzenlediği biliniyor. Trump yönetiminin vize sahtekarlığı soruşturmalarını artırması, bu tür aracı firmaların faaliyetlerini sekteye uğratabilir. Türkiye açısından, ABD vize politikalarındaki bu sıkılaşma, genel olarak ABD'ye seyahat eden Türk vatandaşlarını da daha sıkı denetimlerle karşı karşıya bırakabilir. Ayrıca, doğum turizmi yoluyla ABD vatandaşlığı kazanan Türk kökenli bireylerin sayısındaki olası azalma, uzun vadede Türk-Amerikan toplumunun demografik yapısını etkileyebilir.