Çin'in güneybatısından 20'li yaşlarının sonlarındaki Li, ABD'ye 10 yıllık vize almak için yapacağı mülakatı endişeyle bekliyor. Gelecek yıl ilk kez ABD'ye giderek birkaç hafta kalmayı planlayan Li, iki yıl sonra hamileyken tekrar gitmeyi ve çocuğunu ABD topraklarında doğurmayı hedefliyordu. Ancak bu planlar, ABD yönetiminin 'doğum turizmi'ne yönelik son dönemde aldığı sert tedbirler nedeniyle tehlikeye girdi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD, vize başvurularında yalan beyanı tespit etmeye yönelik kontrolleri sıkılaştırdı ve doğum turizmi amacıyla seyahat edenlere verilen turist vizelerini iptal etmeye başladı. Bu uygulama, özellikle Çin'deki 'doğum turizmi' sektörünü hedef alıyor. Li gibi birçok Çinli, çocuklarının ABD vatandaşlığına sahip olması için bu yola başvuruyordu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, doğum turizmine yönelik vizelerin 'turizm' amacına uygun olmadığını, bu nedenle iptal edilebileceğini açıkladı. Ayrıca, doğum turizmi şirketlerine yönelik soruşturmalar da hız kazandı. 2023 yılında ABD'de doğum turizmi amacıyla doğan bebeklerin sayısının 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
Li gibi Çinli aileler, ABD'deki sağlık hizmetleri ve vatandaşlığın avantajları nedeniyle bu uygulamayı tercih ediyor. Ancak artan vize reddi oranları ve sınır dışı edilme riskleri, planları baltalıyor. ABD'nin vize başvurularında sosyal medya hesaplarını inceleme yetkisini genişletmesi de kaygıları artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin, ABD'nin bu politikasının kendi vatandaşlarını hedef aldığını savunuyor ve 'doğum turizmi'ne karşı önlemleri kınadı. Pekin yönetimi, vatandaşlarının haklarının korunması çağrısında bulunurken, iki ülke arasındaki gerilimin bir diğer boyutunu oluşturuyor.
Uzmanlar, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki bu sıkılaşmanın yalnızca Çinlileri değil, diğer ülkelerden gelen doğum turistlerini de etkileyeceği görüşünde. Özellikle Rusya, Nijerya ve Meksika gibi ülkelerden gelen ailelerin de benzer sorunlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.
Bu gelişme, küresel göç hareketleri ve vatandaşlık hukuku üzerinde yeni tartışmaları tetikliyor. ABD'nin 'toprak hakkı' ilkesi (jus soli), Anayasa'nın 14. maddesiyle güvence altına alındığı için, doğum turizmi tamamen yasaklanamıyor ancak vize süreci zorlaştırılarak caydırıcılık sağlanmaya çalışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğum turizmi uygulamasını ABD gibi doğrudan hedef almıyor; ancak benzer bir eğilim, özellikle bazı Arap ülkeleri ve Afrika'dan gelen turistler arasında görülüyor. Türkiye'nin vatandaşlık hukuku, doğum yoluyla vatandaşlık ilkesini kabul etmediği için Türkiye üzerinden doğum turizmi kaynaklı bir göç baskısı oluşmuyor. Ancak ABD'nin bu sıkılaştırması, Türkiye'deki bazı ailelerin çocuklarını ABD vatandaşı yapma planlarını etkileyebilir. Türkiye'nin göçmenlik politikaları açısından bu gelişme, uluslararası göç eğilimlerindeki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.