ABD ordusu, 9 Nisan 2025 tarihinde doğu Pasifik Okyanusu’nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlediği operasyonda bir kişinin ölümüne yol açtı. Saldırıda iki kişi sağ kurtulurken, olay bölgede son iki yıldır devam eden benzer operasyonlarda hayatını kaybedenlerin sayısını en az 208’e çıkardı. ABD Donanması ve Sahil Güvenliği’nin ortaklaşa yürüttüğü uyuşturucuyla mücadele operasyonları, uluslararası sularda artan bir şiddetle devam ediyor.
Operasyonun detayları ve geçmişi
ABD ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, saldırı Salı günü erken saatlerde, doğu Pasifik’te uluslararası sularda gerçekleştirildi. Askeri yetkililer, teknenin uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına dair “güvenilir istihbarat” aldıklarını belirtti. Operasyon sırasında ateş açıldı ve bir kişi hayatını kaybetti. Sağ kurtulan iki kişi ise gözaltına alınarak sorgulanmak üzere bölgedeki bir ABD üssüne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Bu tür operasyonlar, ABD’nin Latin Amerika’dan kaynaklanan uyuşturucu akışını durdurmak için yıllardır sürdürdüğü bir stratejinin parçası. Özellikle Kolombiya, Peru ve Bolivya’da üretilen kokainin, Meksika üzerinden ABD’ye ulaştırılmasını engellemek hedefleniyor. Ancak bu operasyonlar sırasında sivil kayıplarının yaşanması, insan hakları örgütleri tarafından sık sık eleştiriliyor. Son iki yılda en az 208 kişinin öldüğü bu saldırılar, uluslararası hukuk açısından da tartışmalı.
Bölgesel ve küresel boyut
Doğu Pasifik, dünyanın en yoğun uyuşturucu kaçakçılığı rotalarından biri olarak biliniyor. ABD, bu bölgede uyuşturucu kartellerine karşı mücadele için çeşitli ülkelerle iş birliği yapıyor. Ancak son olay, bu mücadelenin ne kadar kanlı olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ölen kişinin kimliği henüz açıklanmazken, sağ kurtulanların ifadelerine göre teknenin bir balıkçı teknesi olduğu iddia ediliyor. ABD ordusu bu iddiayı reddediyor.
Küresel ölçekte, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, ABD dış politikasının önemli bir ayağını oluşturuyor. Ancak bu operasyonların sivil kayıplara yol açması, ABD’nin bölgedeki imajına zarar veriyor. Özellikle Latin Amerika ülkeleri, ABD’nin bu tür askeri müdahalelerine sıcak bakmıyor. Birleşmiş Milletler de uluslararası sularda yapılan bu tür operasyonların uluslararası hukuka uygunluğunu sorguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda önemli dersler içeriyor. Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığına karşı kendi operasyonlarını yürütürken, sivil kayıpların önlenmesi konusunda daha dikkatli olmalı. Ayrıca, ABD’nin Latin Amerika’da sivil kayıplara neden olan bu tür operasyonları, uluslararası hukuk açısından emsal teşkil ediyor. Türkiye, benzer operasyonlarda insan haklarına saygılı bir duruş sergileyerek, bölgesel ve küresel itibarını güçlendirebilir.