ABD Deniz Piyadeleri (USMC), geçtiğimiz hafta Batı Pasifik’teki ilk ada zincirinde düzenlenen iki ikili tatbikatı eş zamanlı olarak tamamlayarak, ‘İki MEF Yan Yana’ (Two MEFs Abreast) stratejisini sahada gösterdi. 20 Haziran’da Japonya’nın güneybatısında başlayan Resolute Dragon 2026 tatbikatı, Kara Öz Savunma Kuvvetleri (JGSDF) ile ortaklaşa gerçekleştirilirken; ABD Deniz Piyadeleri’nin yeni nesil lojistik ve ateş desteği konseptleri test edildi. Tatbikatlar, Çin’in artan askeri faaliyetlerine karşı ittifak dayanışmasını ve Amerikan hızlı müdahale kabiliyetini vurguluyor.
Tatbikatların Arka Planı ve Stratejik Hedefler
Resolute Dragon 2026, 2022’den bu yana düzenli olarak yapılan bir tatbikat olup, bu yılki versiyonu iki hafta sürdü ve Okinawa’daki ABD üslerinden konuşlanan Deniz Piyadeleri ile JGSDF unsurlarını bir araya getirdi. Tatbikat kapsamında, adadan adaya sevkıyat, kıyı bataryalarının kurulması ve deniz kontrol harekatları icra edildi. Eş zamanlı olarak, Filipinler Deniz Piyadeleri ile de başka bir tatbikat yürütüldü; bu durum, USMC’nin iki farklı bölgede aynı anda operasyon yapabilme kabiliyetini kanıtladı. ‘Two MEFs Abreast’ doktrini, özellikle büyük çaplı bir çatışma durumunda, Pasifik’teki iki Deniz Piyade Seferi Kuvveti’nin (MEF) eşgüdümlü olarak hareket etmesini öngörüyor.
Tatbikatlarda ayrıca, uzun menzilli hassas vuruş sistemleri, insansız hava araçları ve elektronik harp unsurları da kullanıldı. ABD Pasifik Filosu’na bağlı amfibi gemiler, Deniz Piyadeleri’nin kara konuşlu bataryalarıyla entegre çalışarak, ada savunması konseptini geliştirdi. Pentagon yetkilileri, bu tür tatbikatların Çin’in Tayvan üzerindeki baskısını dengelemeyi amaçladığını ancak doğrudan bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Pasifik’teki bu hareketlilik, ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi kapsamında müttefikleriyle entegrasyonu artırma çabasının bir parçası. Japonya, son yıllarda savunma bütçesini önemli ölçüde artırarak, saldırı amaçlı uzun menzilli füzeler edinme planlarını hızlandırdı. Resolute Dragon 2026’da kullanılan ortak operasyon merkezleri, kriz anında karar alma mekanizmalarını hızlandırmayı hedefliyor. Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı, tatbikatları ‘bölgesel istikrarı bozucu’ olarak nitelendirdi ve kendi adalarında benzer faaliyetler yürüteceğini duyurdu. Uzmanlar, ABD’nin ‘Çift MEF’ stratejisinin, özellikle Tayvan veya Senkaku/Diaoyu Adaları gibi sıcak noktalarda bir kriz anında caydırıcılık sağlamayı amaçladığını, ancak Çin’in Asya-Pasifik’teki anti-erişim/alan inkar (A2/AD) yetenekleri karşısında bu konseptin ne kadar etkili olacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Batı Pasifik’teki askeri yığınağı, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel güç dengesi ve NATO ittifakının geleceği açısından önemli sinyaller taşıyor. ABD’nin Asya-Pasifik’e odaklanmasının, Avrupa ve Orta Doğu’daki askeri varlığını azaltma eğilimini hızlandırabileceği düşünülüyor. Bu durum, Türkiye’nin NATO içindeki rolünü ve savunma sanayii alanında daha bağımsız hareket etme ihtiyacını artırabilir. Ayrıca, Japonya gibi Asyalı müttefiklerin savunma kabiliyetlerini geliştirmesi, Türkiye’nin savunma ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak genel olarak, bu tür tatbikatlar küresel gerilimleri tırmandırma potansiyeli taşıdığından, Ankara’nın çok yönlü diplomatik angajmanını sürdürmesi beklenir.