ABD yönetiminin, İsrail'e Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına, Hamas'ın elindeki silahları bırakmasını beklemeden başlamasını önerdiği bildirildi. Middle East Eye'ın haberine göre, Washington, İsrail'e Gazze'deki yıkımın boyutunun acil bir şekilde ele alınması gerektiğini ve Hamas'ın askeri kanadının tamamen etkisiz hale getirilmesinin beklenmesinin daha fazla insani felakete yol açacağını iletti. Bu öneri, İsrail'in uzun süredir devam eden 'önce Hamas'ın yok edilmesi, sonra yeniden inşa' politikasında önemli bir değişiklik olarak yorumlanıyor. ABD'nin bu hamlesi, savaşın ardından Gazze'nin geleceğine dair uluslararası toplumdaki tartışmalara yeni bir boyut ekliyor. İsrail ise Hamas'ın altyapısının tamamen çökertilmeden yeniden inşanın, örgütün yeniden toparlanmasına zemin hazırlayacağı endişesini taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Gazze Şeridi, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından büyük bir yıkıma uğradı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki konutların yüzde 60'ından fazlası hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Altyapı, sağlık sistemi ve eğitim kurumları neredeyse işlemez hale geldi. Yaklaşık 2 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. Bu ortamda ABD'nin, İsrail'e daha önce savunduğu sert çizgiden farklı olarak, Hamas'ın askeri varlığını tamamen sonlandırmayı beklemek yerine, siyasi bir çözüm ve yeniden inşa sürecini başlatması yönünde baskı yaptığı iddia ediliyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın ortadan kaldırılmaması halinde yeniden inşanın Hamas'a meşruiyet kazandıracağını savunuyor. ABD'nin bu yaklaşımı, aslında Hamas'ın siyasi bir aktör olarak kabul edilmesi anlamına gelebilir ki bu da İsrail için kabul edilemez bir durum.
ABD'nin önerisi, savaşın ardından Gazze'nin yönetimine dair de soruları gündeme getiriyor. Gazze'nin kim tarafından yönetileceği, yeniden inşa sürecinin finansmanı ve uluslararası denetimin nasıl sağlanacağı gibi konular henüz netlik kazanmış değil. ABD, Filistin Otoritesi'nin (PA) Gazze'de yeniden etkin hale gelmesini destekliyor ancak İsrail, PA'nın Hamas'ı kontrol edemediği gerekçesiyle bu fikre sıcak bakmıyor. Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda devam eden ateşkes ve esir takası görüşmeleri de henüz sonuç vermedi. Bu karmaşık tabloda ABD'nin yeni önerisi, özellikle insani krizin derinleştiği bir dönemde, uluslararası kamuoyunda dikkatle karşılanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu hamlesi, Orta Doğu'da dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Hamas'ın silahsızlandırılmadan yeniden inşa sürecine izin verilmesi, örgütün askeri kapasitesini korumasına ve gelecekte yeniden saldırı düzenlemesine olanak tanıyabilir. Bu, İsrail'in güvenlik endişelerini artırırken, bölgedeki diğer aktörlerin pozisyonlarını da etkileyebilir. Mısır ve Ürdün gibi ülkeler, Gazze'de kalıcı bir istikrar sağlanmadan bölgesel barışın mümkün olmayacağını savunuyor. Suudi Arabistan ise İsrail'le normalleşme sürecini, Filistin devletinin kurulması şartına bağlıyor. ABD'nin önerisi, aslında iki devletli çözümü yeniden canlandırma çabası olarak da görülebilir. Ancak İsrail'deki aşırı sağ koalisyon ortakları, Filistin devletine karşı çıkıyor ve Gazze'nin yeniden inşasına yönelik her türlü adımı 'Hamas'a ödün vermek' olarak nitelendiriyor. Küresel ölçekte ise, ABD'nin bu tutumu, uluslararası toplumun Gazze konusunda bölünmüş olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği, insani yardım ve yeniden inşa için fon sağlamaya hazır olduğunu belirtse de, Hamas'la ilişkiler konusunda ihtiyatlı bir duruş sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze'ye insani yardımlarını sürdürmekte ve kalıcı ateşkes ile iki devletli çözümü savunmaktadır. ABD'nin, Hamas'ın silahsızlandırılmasını şart koşmaksızın yeniden inşayı önermesi, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği 'insani krizin öncelenmesi' yaklaşımıyla kısmen örtüşmektedir. Ancak Türkiye, Hamas'ı terör örgütü olarak görmemekte ve Filistin direnişinin meşru bir unsuru olarak kabul etmektedir. Bu nedenle ABD'nin önerisi, Türkiye açısından, Filistinli grupları dışlamadan kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, İsrail'in bu öneriye nasıl yanıt vereceği ve bölgedeki dengelerin nasıl şekilleneceği, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını doğrudan etkileyecek unsurlardır. Ankara, Gazze'nin yeniden inşasında etkin bir rol oynamak isteyecek, ancak bunu Hamas dahil tüm Filistinli aktörlerin meşruiyetini tanıyan bir çerçevede yapmayı hedefleyecektir.