ABD'de kürtaj yasaklarının yürürlüğe girmesinin ardından lise çağındaki kız öğrencilerde intihar düşüncelerinin belirgin şekilde arttığı ortaya çıktı. Konuyu Newsweek'e değerlendiren bir klinik psikiyatrist, aileler, okullar ve sağlık çalışanlarının bu risk grubuna yönelik destek mekanizmaları kurması ve intihar riski taraması yapması gerektiğini vurguladı. Özellikle istemedikleri gebeliklerle karşı karşıya kalan genç kadınların, yasal seçeneklerin daralmasıyla birlikte psikolojik baskı altına girdiği belirtiliyor.
Yasakların ardından gelen veriler
Yüksek Mahkeme'nin 2022'de Roe v. Wade kararını bozmasının ardından birçok eyalet kürtajı neredeyse tamamen yasakladı. Bu durum, özellikle düşük gelirli ailelerin kız çocukları için ciddi bir krize dönüştü. Yapılan araştırmalar, kürtaj yasağı olan eyaletlerde yaşayan ergen kızlarda intihar düşüncelerinin, yasağın olmadığı eyaletlere kıyasla %20 oranında daha fazla arttığını gösteriyor. Uzmanlar, bu artışın sadece istenmeyen gebeliklerle değil, aynı zamanda yasal seçeneklerin kısıtlanmasının yarattığı çaresizlik ve damgalanma duygusuyla da bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
Psikiyatristler, okul temelli ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin intihar belirtileri konusunda eğitilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, ebeveynlerin çocuklarıyla açık iletişim kurmaları ve herhangi bir değişiklik fark ettiklerinde profesyonel yardım almaları öneriliyor. Ancak birçok eyalette ruh sağlığı kaynaklarının yetersiz olması, bu çağrının pratikte karşılık bulmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'de kürtaj hakkının yeniden eyaletlerin inisiyatifine bırakılmasının toplumsal sonuçlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Benzer yasakların tartışıldığı diğer ülkelerde de genç kadınların ruh sağlığı üzerindeki etkileri takip ediliyor. Kürtaj hakkının kısıtlandığı bölgelerde kadınların sadece fiziksel değil, psikolojik sağlıklarının da tehdit altında olduğu görülüyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, bu durumu kadın hakları ihlali olarak değerlendiriyor ve üreme haklarına erişimin bir insan hakkı olduğunu hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kürtaj yasal olmakla birlikte, son yıllarda erişim kısıtlamaları ve toplumsal baskılar nedeniyle tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Bu nedenle ABD'deki gelişmeler, benzer tartışmaların yaşandığı Türkiye için de önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Genç kadınların üreme sağlığı haklarına erişiminin kısıtlanması durumunda benzer psikolojik krizlerin yaşanabileceği ve sağlık sisteminde ek yük oluşabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, ruh sağlığı politikalarının intihar riskini azaltmaya yönelik güçlendirilmesi gerekliliği bir kez daha ortaya çıkıyor.