ABD'de artan enflasyon ve yaşam maliyeti, milyonlarca Amerikalıyı temel ihtiyaçlarını karşılamak için birikimlerine yönelmeye itiyor. Urban Institute adlı düşünce kuruluşunun Pazartesi günü yayımladığı rapora göre, 2025 yılında yetişkinlerin yüzde 19,6'sı, yani yaklaşık her beş kişiden biri, market alışverişlerini birikimlerini kullanarak yapmak zorunda kaldı. Raporda, hanelerin artan fiyatlar karşısında gıdaya erişim sağlamak için kredi kartı kullanımının da belirgin şekilde arttığı vurgulanıyor. Bu durum, düşük ve orta gelirli ailelerin üzerindeki mali baskıyı gözler önüne seriyor.
Artan fiyatlar karşısında zorlanan haneler
Urban Institute'un 'Refah ve Temel İhtiyaçlar' anketine dayanan ve Aralık 2025 verilerini kapsayan rapor, hane bütçelerindeki kırılganlığın boyutlarını ortaya koyuyor. Ankete katılan yetişkinlerin %19,6'sı, market alışverişlerinde birikimlerini kullanmak zorunda kaldıklarını belirtirken, bu oran özellikle düşük gelirli hanelerde çok daha yüksek. Raporda, aynı dönemde kredi kartına yapılan gıda harcamalarının da geçen yıla kıyasla %15 arttığı kaydedildi. Ekonomistler, bu eğilimin hanelerin tasarruflarını tüketmesine ve kredi kartı borçlarının artmasına yol açtığına dikkat çekiyor.
Uzmanlar, gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra konut ve enerji maliyetlerindeki yükselişin de haneleri zorladığını belirtiyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan orta sınıf aileler, maaş artışlarının enflasyonu karşılamaması nedeniyle bütçe açıklarını kapatmak için birikimlerine yöneliyor. Federal Rezerv'in faiz artırımları sonucu artan kredi kartı faizleri ise borç yükünü daha da ağırlaştırıyor. Raporda, 2025 yılı sonu itibarıyla ABD hanelerinin ortalama kredi kartı borcunun 8.000 doları aştığı tahmin ediliyor.
Ekonomik belirsizlik ve tüketici güveni
Bu durum, ABD ekonomisi için endişe verici bir tablo çiziyor. Tüketici güven endeksleri son aylarda düşüş gösterirken, ekonomistler yaklaşan bir resesyon riskine işaret ediyor. Urban Institute raporu, gıda güvensizliğinin (food insecurity) yaygınlaştığını ve özellikle çocuklu ailelerin daha fazla etkilendiğini ortaya koyuyor. Raporun yazarları, bu eğilimin devam etmesi halinde hükümetin gıda yardım programlarının genişletilmesi gerektiğini vurguluyor. ABD'de geçen yıl 44 milyon kişinin federal gıda yardımı programı SNAP'ten (Supplemental Nutrition Assistance Program) yararlandığı belirtiliyor.
Küresel ölçekte de benzer eğilimler gözlemleniyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, dünya genelinde gıda fiyatları 2025 yılında ortalama %8 artış gösterdi. Bu artışta iklim değişikliği kaynaklı kuraklıklar ve tedarik zinciri kesintileri etkili oldu. ABD'deki bu durum, gelişmiş ülkelerde bile enflasyonun hane bütçeleri üzerindeki etkisini gösteren önemli bir örnek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yaşanan bu gelişme, Türkiye için de bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de enflasyon ve artan gıda fiyatları nedeniyle haneler benzer zorluklarla karşı karşıya. Ancak Türkiye'de kredi kartı kullanımının ABD'ye göre daha düşük seviyelerde olması, hanelerin daha çok birikimlerine yönelmesine neden oluyor. Türkiye'de gıda fiyatlarındaki artış, düşük gelirli ailelerin bütçesini orantısız şekilde etkiliyor. Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve hükümetin fiyat istikrarı tedbirleri bu bağlamda kritik önem taşıyor. Ayrıca, ABD gibi büyük bir ekonomideki tüketici harcamalarındaki yavaşlama, küresel talep üzerinden Türkiye'nin ihracatını da etkileyebilir.