ABD'de göçmenliğe yönelik kamuoyu desteği, son yılların en yüksek seviyelerinden bir miktar gerilemesine rağmen hâlâ güçlü seyrini koruyor. Gallup şirketinin 1-15 Haziran tarihleri arasında 1001 kişiyle gerçekleştirdiği anket, Amerikalıların yüzde 73'ünün göçü ülke için olumlu gördüğünü ortaya koydu. Bu oran, 2023'teki yüzde 81'lik rekor seviyeye kıyasla 8 puanlık bir düşüşe işaret etse de, tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde. Göçmenliği ülke için kötü olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 21 olarak kaydedildi.
Gelişmenin arka planı: Biden dönemi ve sınır politikaları
Gallup'un yıllık Göçmenlik Anketi, Amerikan kamuoyunun göçmenliğe bakışındaki değişimi izlemek açısından önemli bir veri kaynağı. Anketin detaylarına göre, göçmenliği olumlu görenlerin oranı 2020'de yüzde 77 iken, 2021'de yüzde 75, 2022'de yüzde 73 seviyesindeydi. 2023'te yüzde 81'e yükselen oran, bu yıl yeniden yüzde 73'e geriledi. Uzmanlar, bu düşüşte Başkan Joe Biden yönetiminin sınır politikalarına yönelik artan eleştirilerin ve özellikle güney sınırındaki düzensiz göç akışının etkili olduğunu belirtiyor. Anket, partiler arasındaki farklılaşmanın da devam ettiğini gösteriyor. Demokratların yüzde 91'i göçmenliği olumlu değerlendirirken, bu oran bağımsızlarda yüzde 73, Cumhuriyetçilerde ise yüzde 49'da kalıyor. Cumhuriyetçiler arasında göçmenliği kötü görenlerin oranı yüzde 47 ile neredeyse yarıya yaklaşıyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer bulgu, Amerikalıların göçmenlik politikalarına ilişkin tercihleri oldu. Katılımcıların yüzde 61'i göç seviyelerinin mevcut düzeyde kalması veya azaltılması gerektiğini düşünürken, yüzde 34'ü artırılmasından yana. Bu oran, 2023'te yüzde 41 olarak ölçülmüştü. Özellikle Meksika sınırında yaşanan insani kriz ve siyasi tartışmalar, kamuoyunun daha temkinli bir pozisyona yönelmesine neden olmuş olabilir.
Bölgesel veya küresel boyut: Göç meselesi ABD seçimlerinin odağında
Göçmenlik meselesi, kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde en kritik konular arasında yer alıyor. Eski Başkan Donald Trump'ın yeniden aday olması ve sert göçmenlik karşıtı söylemleri, konuyu seçim kampanyasının merkezine taşıdı. Biden yönetiminin sınır güvenliğini artırmaya yönelik adımları ise hem sağdan hem de soldan eleştiri alıyor. Gallup verileri, göçmenlik konusunun seçmenler için ne kadar belirleyici olduğunu da ortaya koyuyor: Katılımcıların yüzde 81'i göçmenlik politikasının başkanlık seçimlerinde oy kullanırken "çok önemli" veya "son derece önemli" olduğunu söylüyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki dalgalanmalar, sadece Amerika kıtasını değil, tüm dünyayı etkiliyor. ABD, uzun yıllardır en fazla göçmen alan ülke konumunda. Ülkedeki yasal göçmen sayısı yılda yaklaşık 1 milyon iken, düzensiz geçişler de önemli bir boyut oluşturuyor. Özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen göç dalgaları, ABD-Meksika sınırında insani krizlere yol açıyor. Bu durum, ABD'nin dış politikasında ve Latin Amerika ile ilişkilerinde de önemli bir gündem maddesi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bulunduğu coğrafya itibarıyla yoğun göç hareketlerine maruz kalan ve uzun yıllardır dünyanın en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkesi konumunda. ABD'deki göçmenlik tartışmaları ve kamuoyu eğilimleri, Türkiye'deki benzer tartışmalarla paralellik gösteriyor. Her iki ülkede de göçmenliğe destek oranları son yıllarda dalgalanmakla birlikte, göç karşıtı söylemler siyasi arenada giderek daha fazla yer buluyor. ABD seçimlerinin sonucu, küresel göç politikalarını etkileyebileceği gibi, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü göç anlaşmaları ve sığınmacı politikaları üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilir. Özellikle Trump'ın olası bir zaferi, ABD'nin mülteci kabulünü azaltmasına ve küresel insani yardımların yeniden şekillenmesine yol açabilir.