ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Kaliforniya eyaletinde faaliyet gösteren bir çiftin, müşterilerine ‘finansal arınma’ adı altında en az 2,5 milyon dolar dolandırdığı iddiasıyla tutuklandığını duyurdu. Bridgette Doreen Evans ve eşi Vinnie John Uwanawich, yıllardır sürdürdükleri bir falcılık ve manevi danışmanlık ağıyla kurbanlarına yaklaşarak, onları ‘negatif enerjiden arınma’ ve ‘mali kaderlerini düzeltme’ vaatleriyle büyük paralar ödemeye ikna etmekle suçlanıyor. Soruşturma kapsamında çiftin, en az 30 kişiyi hedef aldığı ve toplamda 2,5 milyon doların üzerinde bir vurgun yaptığı belirtiliyor.
Operasyonun detayları ve yıllar süren aldatmaca
DOJ’un açıklamasına göre, Evans ve Uwanawich, 2017 yılından itibaren Kaliforniya’nın San Diego bölgesinde ‘metafizik danışmanlık’ ve ‘manevi rehberlik’ hizmeti verdikleri bir ofis işletiyordu. Çift, müşterilerine önce ücretsiz veya düşük ücretli seanslar düzenleyerek güven kazanıyor, ardından daha derin bir ‘manevi temizlik’ için yüksek meblağlar talep ediyordu. İddiaya göre, müşterilere ‘atalarından gelen lanetler’ veya ‘geçmiş yaşam borçları’ olduğu söyleniyor, bu borçları ödemek için ise nakit para, mücevher ve hatta gayrimenkul devretmeleri isteniyordu. Çiftin bu yöntemle topladığı paraları lüks araçlar, seyahatler ve kumarhane oyunlarında harcadığı tespit edildi.
Küresel boyutta benzer dolandırıcılık kalıpları
Bu tür ‘finansal arınma’ veya ‘falcılık’ kisvesi altındaki dolandırıcılık vakaları, dünyanın birçok yerinde görülüyor. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde, insanların maddi sorunlarına hızlı çözüm arayışı, bu tip sahtekarlara zemin hazırlıyor. ABD’de son yıllarda fallığa dayalı dolandırıcılık operasyonlarına yönelik operasyonlar artsa da, mağdurların utanç nedeniyle şikayetçi olmaktan kaçınması, suçluların yakalanmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, bu tür suçların önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması ve şüpheli durumlarda resmi kurumlara başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de benzer ‘falcılık’ veya ‘büyü bozma’ adı altında dolandırıcılık vakaları sıkça görülmektedir. Bu tür olaylar, özellikle maddi sıkıntı çeken veya umutsuzluk içindeki bireylerin hedef alındığını göstermektedir. ABD’deki bu dava, uluslararası bir farkındalık yaratabilir ve Türkiye’deki kolluk kuvvetlerinin benzer suçlarla mücadelede daha etkin yöntemler geliştirmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, küresel bir eğilim olan bu tür sahtekarlıkların ekonomik kriz dönemlerinde arttığı göz önüne alındığında, Türkiye’de de vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır.