2026 FIFA Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapacak birçok ABD kentinde otel ve stadyum çalışanları, turnuva öncesinde greve gitme tehdidinde bulunuyor. Çalışanlar, düşük ücretler, yetersiz sağlık sigortası ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi'nin (ICE) artan baskısı nedeniyle adil çalışma koşulları talep ediyor. Sendikalar, milyonlarca turistin kente akın edeceği Dünya Kupası'nı bir koz olarak kullanarak işverenlerle yeni sözleşmeler müzakere etmeye çalışıyor. Eğer anlaşma sağlanamazsa, grevler turnuvanın seyrini etkileyebilir.
Gelişmenin arka planı
ABD'de konaklama ve yemek hizmeti sektöründe çalışanlar, pandemi sonrası toparlanma döneminde enflasyonun etkisiyle satın alma güçlerinin düştüğünü belirtiyor. Unite Here sendikasına bağlı 40 binin üzerinde çalışan, Los Angeles, Chicago, Houston ve Miami gibi Dünya Kupası maçlarının oynanacağı kentlerde yeni sözleşme görüşmeleri yürütüyor. Sendika liderleri, otel ve stadyum işletmecilerinin turnuvadan milyarlarca dolar gelir beklediğini ancak çalışanlara bu pastadan adil pay vermediğini vurguluyor. Özellikle ICE'nin işyeri baskınlarını artırması, belgesiz göçmen çalışanlar arasında korku yaratıyor ve sendikalaşmayı zorlaştırıyor.
Los Angeles'ta bir otel çalışanı olan Maria Gonzalez, "Her gün aynı işi yapıyoruz ama kira, yiyecek, sağlık giderlerimiz katlanıyor. Dünya Kupası sırasında daha fazla çalışacağız ama ücretlerimiz aynı kalacak. Bu adil değil" dedi. Sendikalar, saatlik ücretlerin en az 5 dolar artırılmasını, daha iyi sağlık sigortası ve iş güvencesi talep ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Dünya Kupası gibi büyük bir spor organizasyonu, ev sahibi ülkelerde ekonomik canlılık yaratırken aynı zamanda işçi hakları ve göçmen politikaları gibi hassas konuları da gündeme getiriyor. ABD'de işçi hareketleri son yıllarda Amazon, Starbucks gibi dev şirketlerde örgütlenme başarıları elde ederken, otel ve stadyum çalışanlarının grev tehdidi uluslararası kamuoyunda yankı bulabilir. Öte yandan, ICE'nin sert tutumu, özellikle Latin Amerika kökenli göçmenlerin yoğun olarak çalıştığı sektörlerde endişeye yol açıyor. Turnuva öncesinde bu gerilimlerin çözülmemesi, ABD'nin küresel imajına da zarar verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel işçi hareketleri ve göçmen politikalarındaki eğilimler Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye de büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmış bir ülke olarak, bu tür etkinliklerde işçi haklarının korunması ve adil çalışma koşullarının sağlanmasının önemini biliyor. Ayrıca, ABD'deki ICE baskıları, Türkiye'de düzensiz göçmenlere yönelik politikaların yeniden değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Bu olay, uluslararası turnuvaların sadece sportif değil, aynı zamanda toplumsal adalet taleplerinin de sahnesi olabileceğini gösteriyor.