ABD ve Çin, önümüzdeki hafta yapılacak liderler zirvesi öncesinde Amerikan enerji ve tarım ürünleri dahil olmak üzere bazı mallara uygulanan tarifelerin düşürülmesini müzakere ediyor. İki ülke arasındaki ticaret ateşkesinin uzatılması yönündeki beklentiler güçleniyor. Görüşmeler, Washington ile Pekin arasında aylardır süren gerginliğin ardından olumlu bir havada ilerliyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı, 2018 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik tarifeleri artırmasıyla başladı. Çin de misilleme olarak ABD ürünlerine ek tarifeler uyguladı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yüz milyarlarca doları bulurken, tarifeler küresel ekonomiyi de olumsuz etkiledi. 2020 yılında imzalanan birinci faz ticaret anlaşması ile tansiyon bir miktar düşürüldü, ancak yapısal sorunlar devam etti. Son aylarda ise iki ülke arasında üst düzey temaslar yeniden başladı.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ve Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, Çinli mevkidaşlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde, özellikle Amerikan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve soya fasulyesi gibi ürünlere uygulanan tarifelerin kaldırılması veya azaltılması ele alındı. Çin tarafı, ABD'den daha fazla enerji ve tarım ürünü satın alma taahhüdünde bulunmaya hazır olduğunu gösterdi. Buna karşılık ABD, Çin'in fikri mülkiyet hakları ve teknoloji transferi konularında daha fazla adım atmasını bekliyor.
Liderler zirvesinin önümüzdeki hafta yapılması planlanıyor. Zirvede, ticaret ateşkesinin süresinin uzatılması ve olası bir yeni anlaşmanın çerçevesinin belirlenmesi bekleniyor. ABD Başkanı Joe Biden ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bir araya gelmesi, son yıllarda iki ülke arasındaki en önemli üst düzey görüşme olacak.
Küresel Ekonomik Yansımalar
ABD-Çin ticaret görüşmelerindeki olumlu hava, küresel piyasalar tarafından yakından izleniyor. Tarifelerin düşürülmesi, başta Asya ve Avrupa olmak üzere dünya ticaretini canlandırabilir. Kovid-19 salgını sonrası toparlanma sürecinde olan küresel ekonomi için bu gelişme kritik önem taşıyor. Özellikle enerji fiyatları üzerinde etkili olabilecek bir anlaşma, petrol ve doğal gaz piyasalarını da etkileyebilir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi yavaşlattığı konusunda uyarılarda bulunmuştu. ABD-Çin arasındaki yeni bir anlaşma, bu olumsuz etkileri hafifletebilir. Ancak uzmanlar, yapısal sorunların devam ettiğini ve kalıcı bir çözüm için daha fazla adım atılması gerektiğini belirtiyor.
Çin, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri. 2022 yılında iki ülke arasındaki mal ticareti 690 milyar doları aştı. ABD'nin Çin'e yönelik ticaret açığı ise 382 milyar dolar seviyesinde. Bu açığın azaltılması için Çin'in daha fazla Amerikan ürünü alması bekleniyor. Tarım ürünleri, bu denklemin en önemli parçalarından biri. ABD'li çiftçiler, Çin'in soya fasulyesi ve mısır alımlarını artırmasını umut ediyor.
Enerji alanında ise ABD, Çin'e daha fazla LNG ihraç etmek istiyor. Çin, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşılıyor. ABD'nin enerji ihracatı, ticaret açığını dengelemede kilit rol oynayabilir. Görüşmelerde, ayrıca çelik ve alüminyum gibi sanayi ürünlerine yönelik tarifeler de masada.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret görüşmelerindeki yumuşama, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Küresel ticaretin canlanması, Türkiye'nin ihracat pazarlarında canlılık yaratabilir. Ayrıca, ABD'nin Çin'e yönelik tarifeleri düşürmesi, Türkiye'nin ABD ile olan ticaret açığını etkileyebilir. Öte yandan, enerji fiyatlarında olası bir düşüş, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını hafifletebilir. Türkiye, ABD ve Çin arasındaki dengeyi gözeterek kendi ticari çıkarlarını korumaya çalışacaktır.