ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi, 25 Ağustos 2026 sabahında Asya piyasalarında yeni bir satış dalgasını tetikledi. Bloomberg Television'ın Sidney stüdyosundan canlı yayınlanan "The Asia Trade" programında, sunucular Haidi Stroud-Watts ve Paul Allen, ABD'deki yarı iletken hisselerinde yaşanan sert düşüşün Asya borsalarına yansıdığını aktardı. ABD yönetiminin Çin'e yönelik yeni ihracat kısıtlamalarına hazırlandığı yönündeki haberler, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Analistler, ticaret savaşının yeniden alevlenmesinin küresel tedarik zincirlerini ve ekonomik büyümeyi tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son yıllarda ABD ve Çin arasında ticaret ilişkileri, özellikle teknoloji alanında sürekli olarak gergin bir seyir izliyor. 2023 ve 2024 yıllarında iki ülke arasında yapılan görüşmeler sonucu bazı yumuşama sinyalleri alınmış, ancak 2025'in sonlarından itibaren yeniden tırmanışa geçmişti. Yarı iletkenler, iki ülke arasındaki rekabetin en kritik cephesini oluşturuyor. ABD, Çin'in çip teknolojisindeki ilerlemesini sınırlamak için ihracat kontrol listelerine yeni kısıtlamalar eklemeyi değerlendiriyor.
Bloomberg'in haberine göre, ABD'li teknoloji hisselerinde görülen satış dalgası, özellikle Nvidia, AMD ve Intel gibi çip üreticilerinin değer kaybetmesine yol açtı. Bu durum, Asya'nın önde gelen teknoloji borsalarını da etkiledi; Tokyo'daki Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore'nin KOSPI endeksi ise yüzde 1,8 değer kaybetti. Çin'in Şanghay Bileşik Endeksi de yüzde 0,9'luk bir düşüşle günü tamamladı.
Bölgesel veya Küresel Boyut
ABD-Çin ticaret geriliminin yeniden yükselmesi, yalnızca Asya-Pasifik bölgesini değil, küresel ekonomiyi de etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret savaşının derinleşmesi, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir ve enflasyonist baskıları artırabilir. Uzmanlar, yeni kısıtlamaların açıklanması durumunda, Çin'in karşı misillemeler yapabileceğini ve bunun da tarım ürünlerinden kimyasallara kadar geniş bir yelpazede Amerikan ihracatını hedef alabileceğini belirtiyor.
Bölgedeki diğer ülkeler de bu gerilimden doğrudan etkileniyor. Güney Kore ve Tayvan gibi çip üretiminde önemli rol oynayan ülkeler, iki süper güç arasındaki rekabette denge arayışında. Özellikle Tayvan, hem ABD hem de Çin ile yakın ekonomik ilişkilere sahip olması nedeniyle hassas bir konumda bulunuyor. Analistler, bu durumun bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkileyebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-Çin ticaret geriliminden doğrudan etkilenen bir ülke olmasa da, küresel ekonomik istikrarın bozulması Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı riskler oluşturuyor. Küresel ticaretin yavaşlaması, Türkiye'nin ihracat pazarlarını daraltabilir ve dış ticaret açığını artırabilir. Ayrıca, ticaret savaşları nedeniyle küresel yatırımcıların risk iştahı azalabilir; bu da gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin bu dönemde ihracatını çeşitlendirme ve bölgesel ticaret anlaşmalarını güçlendirme stratejileri, bu tür dış şoklara karşı dayanıklılığı artırabilir. Ayrıca, çip tedarikindeki sıkıntılar, otomotiv ve elektronik gibi Türkiye'nin önemli sektörlerinde üretim maliyetlerini yükseltebilir, bu yüzden hükümetin bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmesi kritik önem taşıyor.